Sünni Ekseni!

İsrail'e karşı duyulan sempati, mezhep ayrılıklarını unutturabilir mi yoksa İslam birliği hayal mi kalacak?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, İsrail'in terör devleti olduğu ve ABD'nin desteğiyle haydut gibi davrandığı iddiasıyla, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan dörtlüsüne İran'ın da eklenmesiyle oluşturulacak 'İslam Ekseni'nin çözüm olabileceğini savunuyor. Bu iddianın dayanak noktası, bölgesel istikrarsızlığa karşı eşitlikçi bir güç dengesi oluşturulması gerektiğidir. Ancak mezhep geçmişi olan bölgede, dini ortaklaşlık gerçekten siyasi ittifaka dönüşebilir mi?

Hani filmlerde ve dizilerde seri katil, haydut ya da kötü adam mağlup olunca ya da öldürülünce insan ona hiç acımaz aksine sevinir ya, aynı şekilde İsrail'e düşen her füze ve Lübnan'da verdikleri her kayıp yüreğimize su serpilircesine bir duygu oluşturuyor.

(Bu arada hemen belirtelim ki İsrail askerleri sadece silahsız insanlara karşı cesurlar. Karşılarına gerçek savaşçılar çıkınca nasıl ağladıklarını gördük!)

Öyle bir duygu oluşuyor çünkü İsrail denen terör aygıtının Müslümanlara karşı tâbi olduğu bir ilke, kanun, kural ahlaki müeyyide yok.

Gazze'de iki milyon insan susuz kalmış, aç kalmış, ilaç bulamamış, evsiz kalmış hiç umurunda değil.

Altına imza attığı ateşkese rağmen her gün öldürmeye devam ediyor.

Gazze'de HAMAS'ı bahane ediyorlardı, ya Batı Şeria'da her gün uyguladıkları işgal ve terör eylemleri

İsrail terör devleti bırakın başkasını kendi insanına bile eziyet etmekten zevk alırcasına bir politika izliyor. Öyle ki İsrail vatandaşları bile artık devletlerinin takip ettiği terörü kınayan protesto eylemleri yapmaya başladılar.

Müslümanlara acıdıkları için değil, bir aydır sığınaklarda yaşadıkları için onlara da gına geldi.

Çok acı bir gerçek daha var o da İsrail bölgedeki BM'nin görevlendirdiği askerlere bile saldırıyor öldürüyor ama BM'nin gıkı çıkmıyor.

Yani İsrail üyesi olduğu BM'yi de öldürmüş bulunuyor.

Onun için bu terör devletine atılan her füze eminim ki bütün Müslümanların yüreğine su serpiyordur!

Tabii ki İsrail bu cesareti ABD'nin haydut politikasından alıyor.

Mescid-i Aksa'yı ibadete kapatan, Gazze'de Batı Şeria'da öldürmeye doymayan İsrail devleti şimdi de elindeki Filistinli esirleri idam etmek için bir kanun çıkardı. İşgale karşı çıkanları isti'nafsız, itirazsız idam etmeyi yasalaştırdı.

Hâmisi ABD de İran'ın iç meselesi olan rejimini değiştirmeye çalışırken idam kanununu 'İsrail'in iç meselesidir' diyerek geçiştirdi!

Onun için İran'ın ABD'ye kafa tutuyor olması hatta kimi uçaklarını düşürüp üslerini bombalaması da insanın yüreğine su serpiyor.

Kimilerinin Şiiliği tartışmaya açmasını bu vasatta doğru bulmuyorum. Zaman Şiiliği tartışma zamanı değil zaman Siyonizm'e ve destekçilerine karşı çıkma zamanıdır.

Kanun kural ahlak tanımayan ABD/İsrail ikilisi dünya sisteminin artık işlemediğini, öldüğünü gösterdi.

Siyonizm ve emperyalizm İslam dünyasının birer parçası olan İran'a, Suriye'ye, Lübnan'a saldırırken elbette ki Siyonizm'in karşısında durmak gerekir.

Bu savaşın sorumlusu ve suçlusu İsrail ve ABD'dir!

Zaman bu alçaklığa karşı birlik, dayanışma ve çözüm üretme zamanıdır!

Ankara suçlunun İsrail ve destekçileri olduğu gerçeğini her münasebette haykırarak tarafını belli etmekte ve isabetli bir politika izlemekte ve gereğini yapmaktadır.