Bugün tefsir ehlinin affına sığınarak her Cuma günü okunması istenen Kur'an-ı Kerim'deki Kehf sûresinde geçen Hz. Musa aleyhisselam kıssasını hatırlatmak istiyorum.
Sûre uzun ben sadece Hz. Musa aleyhisselam ile salih kul (Hızır) arasındaki kıssadan günümüze alınacak mesajlara temas etmek istiyorum.
Kur'an-ı Kerim'de kullardan bir kul olarak anlatılan kişinin Hızır aleyhisselam olduğu rivayet edilir
Hızır, Hz. Musa aleyhisselam döneminde yaşayan Allah'ın kendisine ilahi bilgi ve hikmet verdiği salih bir kuldur.
Kehf Sûresi 65. Ayette şöyle tarif edilmiştir: "kullarımızdan bir kul ki ona katımızdan bir rahmet vermiş ve ona nezdimizden bir ilim öğretmiştik."
Halk arasında darda kalana yetişip yardım edene 'Hızır gibi yetişti!' derler. Malum Osmanlı şehirlerinin birçoğunda Hıdırlık diye mevkiler vardır ve kültürümüzde Hızır hikâyeleri çoktur.(Hızır, Hıdır'ın Türkçe telaffuzudur.)
Hızır'ın yaşayıp yaşamadığı konusundaki değişik rivayetler konumuz değil.
Dikkat çekmek istediğim husus, hem bilgili hem güçlü hem de Peygamber olan Hz. Musa gibi bir ulu şahsiyetin kullardan bir kuldan ders alıyor olmasıdır!
Beyni zorlayan bir durum söz konusudur. Ama kıssayı bize Kur'an-ı Kerim naklettiği için her zaman ve makana ait mesajı olması gerektiğine inanırız. Bu yazıda kısaca o mesajlar üzerinde duracağız.
Hz. Musa aleyhisselam döneminin en büyük devletinin sarayında yetiştiği için dönemin tüm bilgilerine vakıf olması kaçınılmaz. Ayrıca bedenen de çok güçlü demir yumruk sahibi celalli bir bahadır. Hepsinden önemli olan da ululazm (yüksek azim kararlılık ve sabır sahibi) bir peygamber.
Buna rağmen mertebe olarak kendisinden daha aşağıdaki birinden bir şeyler öğrenmek için ona tabi oluyor. 'Ben ilim sahibiyim güçlüyüm ve üstelik peygamberim' demiyor bir de öğrenme konusunda sabırlı olacağını vadederek Hızır'a tabi oluyor.
Sabredemiyor itiraz ediyor, sonra yine itiraz ediyor, üçüncü de yollar ayrılıyor.
Hz. Musa gibi bilge kavi ve ulu bir peygamberin bu kıssası ile Kur'an bize kimi mesajlar veriyor ki ben acizane bir kısmına temas etmek istiyorum.
İşte onlardan bazıları:
Mesaj 1: Mertebe ve makam olarak çok yükseklerde olabilirsiniz ama bu her şeyi bildiğiniz anlamına gelmez, sizden daha düşük mertebedeki veya makamdaki insanlardan öğreneceğiniz şeyler olabilir tıpkı Hz. Musa aleyhisselam gibi!
Mesaj 2: Makamınız ne denli yüce olursa olsun ilim sahiplerine kulak verecek, sabırla dinleyecek

2