AK Parti 8. Olağan Büyük Kongresi tamamlandı ve beklenen değişim ve dönüşüm gerçekleşti.
75 üyeli Merkez Karar ve Yönetim Kurulu MKYK'da 52, Merkez Yürütme Kurulu MYK'da ise 37.5 oranında değişim tahakkuk etti.
Oranlar küçümsenecek oranlar değil.
Benim görebildiğim kadarıyla değişime gençlik ve renklilik damgasını vurmuş.
Özellikle MKYK'daki renklilik partinin merkez partisi olduğunu haykırıyor.
Farklı meslek, meşrep, inanç, fikir ve etnik kökene mensup üyelere yer vererek toplumun bütün kesimlerini kucaklayan bir MKYK oluşturulmuş.
Bu renkliliği bazı çevreler AK Parti'nin kuruluş çizgisinden kaydığı şeklinde yorumlasa da ben önceki yazımda belirttiğim gibi genel başkan ve partiyi fiilen yöneten kadroya bakarım.
Oraya baktığımda bir kayma görmüyorum.
MKYK'daki renklilik partinin merkez partisi olarak toplumu kucaklaması açısından kimi iddia ve iftiraları sahiplerine iade edecek mahiyettedir. Üyelikleri devam edenler de hesaba katılırsa, oradan partinin kuruluş ilke ve hedeflerine aykırı kararlar çıkmaz.
Ayrıca MKYK ayda bir toplanan bir şura heyeti gibidir. Partiyi asıl yönlendiren ve yöneten Merkez Yürütme Kurulu MYK'dır.
MYK üyelerinin parti ilke ve hedefleriyle uyumu tartışma haricidir.
Dolayısıyla, önemli olan yeni MYK'nın performansıdır.
Genel Başkan vekillerinin ve görevine devam edenlerin performanslarını biliyoruz.
Şimdi gözler, genel sekreter, teşkilat başkanı, tanıtım medya başkanı gibi bayrağı devralan yeni isimler üzerindedir.
Ve bilhassa Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı adı altında yeni ihdas edilen birim üzerindedir.
Partinin etkinliği ve tanınırlığı MYK'ya bağlıdır ama büyük ağırlığı bu başkanlıkların performansıyla yakından ilgilidir.
Hele de Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı'nın etkinlikleri fevkalade önemlidir.
Kültürde diğer alanlardakinin benzeri bir başarı elde edememenin açığını kapatmak amacıyla böyle bir başkanlık ihdas edildiğini düşünüyorum.
Bu başkanlığa nasıl bir misyon yüklenecek bilmem ama genel olarak parti tabanının, özel olarak da gençlerin

107