"Aksa'da rükûya varıp namaz da kılacağız!"

Filistin konusunda Arap şairleri arasında nazire sayılacak şiirler vardır.

Onlardan bazılarını kimi Arap yönetimlerini rahatsız edecek bölümleri çıkartarak aşağıya derc ediyorum.

Mardinli Süryani bir babanın kızı olarak 1935 yılında Lübnan'da dünyaya gelen ve asıl adı Nihad Vedii Haddad olan meşhur şarkıcı Feyruz, Filistinle ilgili, 'Şimdi şimdi, yarın değil. Filistin seni unutmuyorum. Artık dönüş çanları çalsın' şarkısını söyleyince; 1923 yılında Şam'da dünyaya gelen meşhur Suriyeli şair Nizar Kabbani ümitsizdir der ki:

"Ne dönüşü Feyruz!

Geri dönüşün topa (silaha) ihtiyacı var!

Affedersin Feyruz, özür dilerim!

Ama geri dönüş çanları asla çalmayacak!

Şerimişşeyh'tan Filistin'e kadar Golan'dan Yafa'ya altımızdan çakılmış bir kazık var!

Öyle bir kazık ki asla çıkmaz!"

Firuz ve Kabbani eski kuşaktır. 1977'de dünyaya gelen Filistinli Şair Temim el-Berğusi yıllar sonra Kabbani'ye ve Firuz'a cevap veriyor diyor ki:

"Firuz ve Kabbani kusura bakmayın, şimdi durumumuz daha berbat!

Sizin zamanınız kötü idiyse bizim zamanımızdaki yönetim daha da kötü!

Kimi hain hergeleler ümmetimizle dalga geçiyorlar,

Kundaktaki bebeklerin etleriyle oynuyorlar.

Bir millete ihtiyacımız var, milletin de topa (silaha)"

Iraklı bir şair Nizar ve Temim'in beyitlerine cevaben diyor ki:

"Özür dilerim Feyruz ve Nizar yüce makamınızdan af dilerim!

Özür dilerim Temim Bergusi eğer yüksekten konuşacak olursam!

Ne şimdi ne de yarın tarihimizin dönüş çanları asla çalmayacak!

Bağdad Kudüs'e eklendi (işgal edildi)

Herkesin gözü önünde oldu ve herkes duydu!

Zavallı Arap milleti artık top tüfek aramıyor,

Yeşil dolar arıyor ki onunla Arap eğlence kulübüne katılsın "

Iraklı şaire cevap Sudan'dan geldi. Kays Abdurrahman dedi ki:

"Milletimizin ediplerinden özür diliyorum,

Şimdiki halimiz daha da kötüye evrildi!

Devrim artık yetmiyor, ondan artık alçaklar faydalanıyor!

Şevk artık bizi cezbetmiyor, asil insanların kaynağı kurudu!

Artık bizi birleştirecek bir şey de kalmadı

Artık ne din bizi birleştiriyor ne de ırk yüceltebiliyor

Zamanımızın ediplerinden özür diliyorum

Milletimizi birleştirecek bir kalem de kalmadı.

Durum şu anda hepsinden daha berbat! "

Sudanlı bir hanım şaire Sena Abdulazım hepsine birden aşağıdaki şekilde cevap veriyor diyor ki:

"Affedersiniz Feyruz Nizar, yüce makamınızda özür diliyorum.

Özür dilerim Temim ve Iraklı sizin sözünüz de beni ikna etmedi

Asil insanlar hâlâ aramızda, yaşlı genç olarak ve süt emen bebek olarak

Döneceğiz ve eskiden olduğu gibi dönüyoruz.

Muhammed döneminde nasıl idiysek, insanlara öyle önder olacağız, sabırsız değiliz.

Feyruz dönüşümüzü bekleyesin, dönüş çanları çalmak üzere!

Sabır Kabbani sabır! Topun fabrikaya ihtiyacı var,

Fabrika yapılmak üzere, ümmetimizde hayır kaynayıp duruyor.

Kusura bakma Temim Bergusi, milletin engellenmesi imkânsızdır!

Iraklı şairimiz biraz yavaş ol, tarihi dönüş çanları da çalacak

Kudüs de Bağdad da dönecek, Aksa'da rükûya varıp namaz da kılacağız!

Zillete asla razı olmayacağız, yakında Şam'a da döneceğiz!

Muhammedimizin ve onun ashabının yüce yöntemine döneceğiz.

Ümmetimize şerefi geri dönecek ve kararlılıkla dünyayı yöneteceğiz!

Allah bize zaferi vadetti, biz de zaferi gözlüyoruz.

Ümmetimize gücü de dönecek Allah'tan başkasına asla eğilmeyeceğiz!"