ABD'nin Osmanlı'ya vergi ödediği yıllar!

Bizi kültürümüzden koparan ve gönül coğrafyamızı yeni kuşaklara düşmanmış gibi öğreten kültür soykırımının geçen hafta bir tezahürüne daha şahit olduk.

Geçen hafta Türkiye'ye önemli bir ziyaret gerçekleşti. Medya neredeyse görmedi. TV kanallarında sıradan bir haber oldu, diğer medya organları ise neredeyse hiç görmediler.

Oysa gelen misafir aziz bir misafirdi.

Neyse ki ve Anadolu Ajansı bu haberi atlamadı.

300 yıl Osmanlı'ya bağlı bir eyalet olarak yönetilen Cezayir'in Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun geldi.

Mevkidaşlarını külliyede karşılayan Başkan Erdoğan, Tebbun'u hava alanında karşılayarak misafirinin ne kadar kıymetli olduğu mesajını verdi.

Çünkü Cezayir, Afrika kıtasının en zengin ülkelerinden biri olmanın ötesinde üç asır Osmanlı idaresinde kalmış bir ülkedir.

1500'lü yıllarda batının en güçlü devleti olan İspanya, Endülüs devletini yıkmış, İspanya'daki Müslümanlara akıl almaz işkenceler yapmış onunla da yetinmemiş Kuzey Afrika sahillerine saldırmaya başlamıştı.

Aslında Cezayir bu baskılar sonucu 1510'da resmen İspanya'ya tabi olmuştu.

Ama İspanyol tasallutundan bıkan Cezayir halkı bir heyet göndererek o sırada İspanyol zulmü altındaki Endülüs Müslümanlarını Kuzey Afrika'ya taşıyan Oruç Reis'i davet ettiler.

Hem kuzey Afrika sahillerini batının saldırılarından korumak hem de Endülüs Müslümanlarını İspanya'dan taşımak için 1517 Ocak ayında Oruç Reis 5000 Arap gönüllüsünün de desteğiyle büyük bir donanma ile Cezayir limanına girdi ve şehrin güvenliğini temin etti.

İspanyollar tarafından işgal edilme korkusu taşıyan Cezayir'deki iç ihtilafları, şeyhlerin çekişmelerini halletmeye çalıştı ve İspanyol tehdidine karşı şehri tahkim etti.

Aynı sene Kahire'ye giren Yavuz Sultan Selim, Oruç ve Hayreddin Hızır beylere bahriye sancak beyi rütbesi vererek Cezayir'i Osmanlı topraklarına dâhil etmişti.

Cezayir'de hutbe Osmanlı sultanı adına okunuyor sikkede de Osmanlı padişahının adı bulunuyordu.

İspanya Cezayir'e harp ilan etti.

Mütevazı bir Türk denizcisi olan Oruç Reis, öyle sert bir taarruz da bulundu ki Avrupa'nın o dönemde en büyük kara ve deniz devleti olan İspanya'yı yendi.

Endülüs Müslümanlarını Afrika kıyılarına taşımaya devam etti.

Kuzey Afrika'da İslam dininin istikbalini kurtaran ve İslam birliğini kuran Oruç reis 1518'de İspanyollara karşı savaşırken şehid oldu.

Oruç Reis'in şehadetinden sonra Kanuni, Cezayir'i Osmanlı sancağı statüsünden Osmanlı Eyaleti statüsüne yükselterek valiliğine de Barbaros Hayreddin Paşa'yı getirdi oğlu Hasan beye de sancak beyliği rütbesi verdi.

1520'de birilerinin kışkırtmasıyla Cezayir şehir halkının bir kısmı Osmanlı'ya karşı ayaklandı.

Hayreddin Paşa, 'Bu topraklara Müslüman kanı dökmek için değil cihad için geldik' diyerek şehrin anahtarlarını eşrafa teslim edip kuzeydeki Cicelli'ye çekildi.

Fakat halk İspanyollara kan kusturan Osmanlıyı unutmuyordu. İspanyollar saldırıp duruyordu. Tunus'daki işbirlikçi sultan da aman diliyordu.

Barbaros Tunus sultanının elçilerin ve hediyelerini kabul etmedi. 'Endülüs ve Fas'ta Müslümanlara kan kusturan kâfirlerle işbirliği yapanlarla konuşmayacağını' söyledi.

Halktan heyet üstüne heyet geliyor Osmanlı'yı Cezayir'e davet ediyordu.

Uzatmayalım dört buçuk yıl sonra Hayreddin Paşa tek kurşun atmadan alkışlar içinde Cezayir'e girdi.

Osmanlının Cezayir'deki varlığı sömürü değil, bölgeyi haçlı istilasından kurtarmaktı, halk bunu bildiği için Osmanlı'yı alkışlarla karşıladı.

Cezayir 1830 yılına kadar Akdeniz'den Karayip adalarına kadar Osmanlı sancağını dalgalandıran en önemli Osmanlı eyaletlerinden biriydi.

O zaman ABD gemileri bile Osmanlıya vergi ödüyordu.

1790 da ABD gemileri Cezayir yönetimi tarafından ele geçirilirdi.

Washington, Osmanlı eyaleti Cezayir ile temasa geçerek 5.9.1795 tarihinde 22 maddelik Türkçe bir anlaşma imzaladı. Buna göre ABD, Cezayir'e defaten