Prof. Dr. Arif Ersoy; 'Adil Düzen Ortaklık Ekonomisi'-15

Bu yazılar hem Yük. Müh. Süleyman Karagülle, Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Prof. Dr. Arif Ersoy'u 'anma' hem de yaşanan 'sosyal TUFAN' için 'ÇARE' yazılarıdır...

'Sosyal Tufan' derken, ülkemizde ve bütün dünyada hayatımızın ilmî-iktisadî-ahlâkî-idarî/siyasî dört ana alanını da sarmış olan 'sosyo-ekonomik tufan' demek istiyor, çare/çözüm olarak da 'Adil Düzen Ortaklık Ekonomisi' önerimizi sunuyoruz...

Arif Ersoy: Bugün bir başka problemimiz... İslâm Ekonomisi'nin tarihini okuyoruz. Evet, tarihini okumamız lazım. Geçmişte ne oldu Ama esas olan, bugün ve yarın. Bugün, bunu nasıl uygulayacağız Nasıl uygulayacağımız ilmî çözüm gerektiriyor. Fetva, bunun için sıkıntı oluyor. Fetva, bugün üretmiyor, bugünkü problemi eskiye uyduruyor. Bugün İstanbul'da ticaret yapan bir adamın karşılaştığı problemi çözerken, Emeviler döneminde bir müftünün verdiği fetvayı örnek alıyor. O da bugünkü hayata uymayınca, kapitalizme nasıl kapı bulacağım, nasıl gireceğim diye yol arıyor. Problem oradan geliyor.

Faizsiz finans, faizli finanstan daha mantıklıdır. İnsanlara daha faydalıdır. Üretim merkezlidir. Biliyorsunuz ki esas üretim, pareto optimuma göre, milli hâsılanın büyümesidir. Milli hâsılayı büyütmeden birinin payını artırıyorsan diğerininki azalıyordur. Yani faiz bunu yapıyor. Esas olan mal ticareti, üretimi artırıyor. Para ticareti, birinin karını artırırken diğerininkini azaltıyor. Yani dengeyi bozuyor.

Maraşlı: Hak merkezli bir anayasa yapılmalı demiştiniz. Bugünkü Türkiye şartlarında nasıl olabilir böyle bir şey Kur'an ve Sünnet'e ne kadar uyumlu olabilir

Ersoy: Bir kimse evini kendi zevkine ve inancına göre dizayn eder, mobilyasını koyar, boyasını yaparsa o ev mutlu olur. Bir başkası gelse ve dese ki: Bu nasıl boya Bu Kâbe'nin resmi niye duruyor Onu indirse, Michael Jackson'ın resmini oraya koysa, o ev sahibi mutlu olur mu Bir ulusun anayasası, yasaların anası, o milletin dünya görüşüne, değer ölçülerine, tarihi müktesebatına uygun olarak hazırlanmalıdır. Başka bir milletin anayasasına göre yönetilen bir milletin özgürlüğü tartışmalıdır. Eğer demokrasi, halkın iradesini yansıtmaysa anayasanın mutlaka milli olması lazım. Belki, geçmişte Türkiye'de ilmî gelişme yeterli değildi. Bugün, bugünkü ilim adamlarımız tarihi müktesebata uygun, yepyeni bir anayasayı yapacak güce sahipler. Ben böyle inanıyorum. Yeter ki o ilim adamlarını bulup, ortak bir masanın etrafında, toplumun bütün katmanlarını da düşünerek ortak paydalara dayalı bir anayasa geliştirmelerini sağlayalım. Bunu yapacak güçteler. Yalnız, anayasa ilmî olmalıdır