Prof. Dr. Arif Ersoy; 'Adil Düzen Ortaklık Ekonomisi' - 14

Bu yazılar hem Yük. Müh. Süleyman Karagülle, Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Prof. Dr. Arif Ersoy'u 'anma' hem de yaşanan 'sosyal TUFAN' için 'ÇARE' yazılarıdır...

'Sosyal Tufan' derken, ülkemizde ve bütün dünyada hayatımızın ilmî-iktisadî-ahlâkî-idarî/siyasî dört ana alanını da sarmış olan 'sosyo-ekonomik tufan' demek istiyor, çare/çözüm olarak da 'Adil Düzen Ortaklık Ekonomisi' önerimizi sunuyoruz...

Arif Ersoy: Belki daha önce anlatmışımdır. Kuala Lumpur'a gitmiştim. Binalar yüksek... Çok etkilendim! Binaların yüksekliğini şuna dayandırıyorum: Ya bunlar bankalara ya da sigorta şirketlerine aittir. Hong Kong'a 1990'da gittiğimde sordum. Dehşete düştüm, o kadar gelişmişti ki. Öğrendim ki bu binalar ya bankaların ya da sigorta şirketlerininmiş. Kuala Lumpur'daki binalar kimin diye sordum. Dediler ki, finans kuruluşlarının. Sevindim yani... Sonra bir arkadaşla İslâm Üniversitesi İktisat Bölümü'ne haber gönderdim; "Bölümdeki arkadaşları bir toplayın. Hem ziyaret edeyim hem de teşekkür edeyim" dedim. Topladılar, gittik. Hoşbeşten sonra dedim ki: "Sizi ziyaret etmeye geldim. Çalışmalarınızı öğrenmek istiyorum. Bir de tebrik etmeye geldim. Siz demek ki bu finans kuruluşlarına güzel çözümler ürettiniz. Onlar da çok kazandı, bu gökdelenleri yaptılar." Bana dediler ki: "O iş öyle değil. Bizim finans kuruluşlarıyla hiç alakamız yok." "Niye yok" dedim. Dediler ki: "Onlar tanınan, cemaati olan vaaz hocalarını fetva heyetine seçtiler. Onlar fetva veriyor. Kimse bize sormuyor ve onlar bizi toplumdan ayırdılar! Dediler ki: 'İslâm Ekonomisi Fakültesi'ndekiler hep yenilikçi, İslâm'ı bilmeyen insanlardan oluşuyor.' Onun için bizim dış dünya ile hiç ilişkimiz yok!" Tabi, ben buna çok üzüldüm. Böyle bir sıkıntı da olabilir.

Maraşlı: Hocam dediğiniz gibi, insanlar hem rizikoya ortak olmalı hem de emeğinin karşılığı neyse onu almalı. Değil mi

Ersoy: Tabii ki.

Maraşlı: Neo-klasik teoride mesela, Keynes'te de öyle zannediyorum, ücret aslında emeğin marjinal ürünü oranında belirleniyor. Bu teorik olarak doğru bir şey mi İslâm İktisadı için geçerli mi

Ersoy: Efendim, İslâm İktisadı'nda ücret konusu üzerinde uzun uzun durmuşlar. Ücret nedir Nasıl olur Paylaşımda, tarafların rızası da olması gerekir İşveren, ücret sahibi ile oturup rahatlıkla pazarlık yaparsa ve taraflar irade ve rızaları ile karar verirlerse bu ücret sistemi uygundur. Ama genelde şöyle deniyor: "İşveren egemen." O teklif ediyor, diğeri de kabul ediyor. Kabul etmez ise alternatifi yok. O zaman nasıl olacak Yani gelecekte nasıl olacak