Kur'an'a göre devlet düzeni ve medeniyet-169
Yazar, Kur'an'ı tüm insanlığa ulaştırmak için 'Bin Dil Kenti' ve faizsiz para sisteminden oluşan bir 'Yeni Dünya Düzeni' kurmayı planlıyor—peki bu utopik vizyon teknolojik ve mali altyapı olmadan gerçekleşebilir mi?
Yazar, modern teknoloji ve iletişim araçlarını kullanarak Kur'an'ı küresel ölçekte duyurmayı ve bu aracılığıyla 'Adil Düzen' adlı alternatif bir ekonomik sistem tesis etmeyi önerüyor. Bunu yapabilmek için çok katmanlı bir örgütlenme yapısı (rasihler, fakihler, zakirler) ve uluslararası hukuki düzenlemeler gerekir. Ancak seküler devletlerde din-merkezli politika uygulamalarının hukuki ve sosyal engellere takılma riski yüksek değil midir?
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam...
"Kadcâeküm / Şimdi size gelmiştir." (Maide 19)
Yukarıda anlatılan dört büyük buluş sayesinde tüm dünya birbirinden haberdar olmuştur. Daha önce her bölgeye ve her devlete bir peygamber gönderildiği, farklı kitaplar indirildiği halde, Kur'an son kitap ve Hazreti Peygamber de son peygamber olmuştur. Bu teklik ancak III. bin yılda başarıya ulaşmıştır.
O halde şimdi bugünkü araçları kullanarak Kur'an'ı tüm dünyaya ulaştırdığımız zaman bu ayet gerçekleşecektir.
Gerçekleşecek de neler olacaktır
a) Kur'an çağımızın sorunlarını çözecek şekilde yeniden yorumlanacaktır. Bugünkü müsbet ilimler üzerine yeni "Adil Düzen"i ortaya koyacaktır. "Yerinden yönetim sistemi" gelecek, "hakemler sistemi" gelecek, "faizsiz para sistemi" gelecek ve bu "yeni dünya düzeni" herkese aş herkese iş bulacak sistemleri ortaya koyacaktır.
b) Bir "Bin Dil Kenti" kurulacak, her on daire bir dile tahsis edilecek, dünyadaki ülkelerden gelecek olan aileler bu sitede hem çalışacak hem de Arapça öğrenecek, Kur'an'ı kendi dillerine çevireceklerdir. Bir internet sitemiz oluşacak ve bu sitede bin dilde yayın yapacağız. Orada her insan kolayca kendi dilinde Kur'an'ı ve hükümlerini bulacaktır.
c) İnsanlığın haberleşebilmeleri için bir cep telefonu ve dolayısıyla internet şebekesini kuracağız. Görüşmeler ve yazışmalar ücretsiz olacaktır. Bu kuruluş "vakıf kuruluş" olacaktır. Vakıf kuruluşlar cep telefonlarını ve bilgisayarlarını halka bedava denecek kadar ucuz satacaklardır. Gelip Arapça öğrenip kendi diline çevirenlerin din ve inanışlarına karışmayacağız, onları mümin veya müslim etmeye çalışmayacağız. Bizim onlardan istediğimiz sadece halkın Kur'an'ı internetten takip etmeleri için halka yardım etmeleridir. Bunlardan teknik bir şekilde yararlanacağız.
Böylece Kur'an'ın yeryüzünde bin yerde her bölgede bir temsilcisi bulunmuş olacaktır. Bunun dışında İstanbul'da ve Mekke'de "her devlete bir ilçe kurma imkanını" sağlayacağız; biz de onların ülkelerinde ilçeler kuracağız. Bu sayede karşılıklı diyalog doğacaktır. Zorlama yoktur ama bu "Yeni Dünya Düzeni"nde Kur'an tüm insanlığa ulaşmış olacaktır. Böylece teorik olarak geliştirdiğimiz "herkese aş ve herkese iş düzenini" tüm insanlara uygulamalı olarak göstererek anlatmış olacağız.
Şimdi düşünelim...
Bu düzende tüm insanlar bilgisayara sahip, herkes hiçbir masraf yapmadan dünya ile irtibatta... İsterse Kur'an sitesini açıyor ve kendi diliyle takip edebiliyor... Bankaya vardığı zaman "Adil Düzen"e göre alışveriş yapabiliyor, selem senedini kullanıyor...

16