'SosYO-EKONOMİK Tufan' ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda...
çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor...
Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam...
***
"E lem ta'lem / İlm etmedin mi" (Maide 40)
Yukarıda "Fa'lemû/bilin" denmişti. Burada ise istifham-i inkariye ile "sen bunu biliyorsun ona göre hareket et" denmektedir. Tövbe, mağfiret ve rahmet, hepsi kurallar içinde olacaktır. Keyfî hareket olmayacaktır. Bucak başkanı veya hakemler yazılı kurallara aykırı karar verdiler mi hakemlere gidilerek mağduriyet giderilecektir.
"İlm" nasıl mümkün olacaktır
İçtihat ihtilaflara dayanır, icma ise ittifaklara dayanır.
O halde "ilm etmek" demek ilim adamlarının ittifakıdır.
Kimlerin ilim adamı olduğu nereden bilinecektir
- Kişi bucakta kendisine birini âlim seçer. Bu âlimin verdiği fetvalarla hareket etmek zorundadır. Âlimi kendisi seçer ama onun fetvaları ile hareket etme mecburiyeti vardır.
- Bir bucaktaki nüfusun en az kırkta birinin ilmî danışmanlığını yüklenen kimse o bucakta âlimdir. Kırkta birini dolduramayan kimse kendisini ilmî danışman yapanları birine aktarır, böylece onun desteklediği kimse âlim olmuş olur.
- Bir il içinde ise en az on bucak âliminin ilmî danışmanı olan il âlimi olur.
- En az on il âliminin kendisini danışman yaptığı kimse ülke âlimi olur.
- İnsanlık için en az 50 ülke âliminin kendisini müşavir seçmesi gerekir.
- Bucakta "orta" ehliyetlilerin ittifakı ilimdir.
- İlde "yüksek" ehliyetlilerin ittifakı ilimdir.
- Ülkede "üstün" ehliyetlilerin ittifakı ilimdir.
- İnsanlıkta ülkelerin icmaları beşerî icma olur, bütün ulusların ayrı ayrı icmaları insanlık icması olur. Uygarlık yıkılmadıkça icmalar değişmez.
Ülke icmaları müfesser hükmünde olup aksi icmalarla değişir. İl icmaları nass hükmünde olup bir müçtehidin kesin içtihadı seviyesindedir. Bucak icmaları zahir hükmündedir, rasih âlimin içtihadından daha aşağıdadır.
***
"İnne(A)llahe / Allah" (Maide 40)

28