Kur'an nizamı; adil devlet düzeni budur

'SosYO-EKONOMİK Tufan' ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda...

çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor...

Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam...

***

"Ve ibtegû ileyi'l-vesiylete / Ve O'na vesile ibtiğa ediniz" (Maide 35)

Vesile insanlık kan damarlarına ve sinir sistemine benzer. Toplar damar var, atar damar vardır. Duyu sinirleri vardır, hareket sinirleri vardır. Sinir sistemi veya kan dolaşımı sistemi vesiledir.

Her fert bir vesileye bağlanacak yani dayanışma sorumlusunu seçecek. Bunu yapmak farzdır. Dayanışma sorumluları da başkanı seçecekler. Bu da onlara farzdır.

O halde on kişi bir araya gelince her biri diğer dokuz kişiyi de kendisine vesile yapmakla yükümlüdür. Sadece tercih hakkı vardır. Sıralanmasını isteriz. Sıraların tersleri toplanırsa vesile olma derecesi bulunur ve başkan böylece seçilmiş olur.

"El-Vesile"nin burada marife olması dayanışma ortaklıklarının ve başkanın seçilmesinin mevzuatla olacağını gösterir. Seçilmek değil seçmek farzdır. Demokrasi budur. Taşra bucaklardan sonra il merkez bucaklarını, ülke merkez bucaklarını halk oluşturur.

Böylece bütün insanlık bu şekilde organize olmuş olur.

"İttika etmek" demek kurallara uymak demektir.

"Vesile ibtiğa etmek" ise örgütlenmedir.

"Ve cahidû fiy sebilihi / Ve O'nun sebilinde cihad ediniz" (Maide 35)

"Cihad etmek" gayret etmek demektir. Cihad, mallar ile ve can ile yapılır. Cihadın mutlaka düşmana karşı yapılması gerekmez. Zor işi yapmak cihattır.

Müminler önce kendi aralarında kurallar oluşturur ve o kurallara göre hareket ederler. Sonra örgütlenerek birlikte hareket etme imkânını sağlarlar. Bunu yapmak, oluşmak için gereklidir. Bunların görevleri nelerdir Görev, insanların birbirleri ile buluşmalarını sağlamaktır. İşte bu buluşma araçlarına "sebil" denmektedir.

Benim bugün cep telefonum vardır. Yerimde istediğim insanla buluşabiliyor, konuşabiliyorum. İşte, müminlerin işi bütün insanlara birer cep telefonu temin etmek ve bütün insanların birbirleri ile bedelsiz konuşabilmesini sağlamaktır. Bugün bunu sermaye yapmakta. Kur'an ise bunun bedelsiz yani alınan vergi karşılığı yapılmasını emretmektedir.