'SosYO-EKONOMİK Tufan' ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda...
çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor...
Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam...
***
"CezaüellezîneyuharibûneAllahe... / Allah ile harp edenlere ceza..." (Maide 33)
Bize göre; kişilerin kişisel hukuku kadar, kişilerin oluşturdukları toplulukların topluluk hukukunu korumak da devlete aittir. Irklar yerinden yönetimle dengelenir. İsteyen merkez bucaklarda yaşar, ırkî hak ve görevlerden feragat eder; isteyen de taşraya gider, merkezî hak ve görevlerden feragat eder. Dinî farklarda dayanışma ortaklıkları oluşturulur. Herkes kendi dinini, okulunu, meslek odasını ve kışlasını seçer. Böylece aynı inançta olanlar bir araya gelmiş olurlar. Ulus demek, farklılıklarını koruyarak bir arada yaşamada anlaşmış halk demektir. Devlet farklılıklar arasında ve kişiler arasında çıkan nizaları çözer.
2) Emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un ikinci hatası, Atatürk milliyetçiliğini laikliğe ve üniter devlete dayandırmasıdır.
İstiklâl Savaşı'nda halk ikiye ayrıldı; Müslimler ve zimmiler. Müslimler bir cephede, zimmiler de karşı cephede yer aldılar. Zimmiler mağlup oldular.
Lozan'da Türk ve Türk olmayanlar değil, Müslimler ve gayrimüslimler karşı karşıya oturdular. Türkiye Türkleri değil tüm İslâm âlemini temsil etti. İstanbul hükümeti de katılmak istedi, Türkiye kabul etmedi. Lozan'dan sonra Türkiye'de karşılıklı muhaceret başladı. Gidenler zimmilerdi, gelenler Müslimlerdi. Sadık zimmi vatandaşlar bile zorla tehcir edildi. Her gelen Müslim "Türk" diye vatandaş yapıldı.
Hilafet lağvedilmedi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne devredildi. Diyanet İşleri Başkanlığı devlete bağlı kurum olarak devam etti. Devletin resmi mezhebi Sünni Hanefi kabul edildi, Diyanet İşleri böyle örgütlendi.
Türkiye devletinde laiklik, devlet yönetiminde şer'i fetvalara yer verilmemesinden ibarettir. Anayasaya da laiklik maddesi ancak 1937'de Mustafa Kemal'in hastalığı döneminde ve ondan habersiz olmak üzere Celal Bayar tarafından sokulmuştur.
O halde Türk ulusunun ana unsurlarından biri dindir, diğeri Türkçedir, diğeri Anadolu ve Trakya'dır, dördüncüsü ise ben Türküm diyenlerdir. Geçmişi ile ırka dayanmaz ama geleceği ile ırka dayanır. Çünkü bu devlet bizim çocuklarımızın olacaktır.
3) Emekli Orgeneral İlker Başbuğ tezkerenin geçmemesini de (1 Mart 2003 Irak Tezkeresi) hatalı sayıyor. Oysa tezkerenin hedefi ABD'nin Türkiye'yi işgal etmesi, bizi İranlılarla savaştırması ve Ortadoğu'yu ele geçirmesi idi. Sonra tezkere geçti ama ordu Irak'a girmedi. Çünkü Bağdat'a gönderiyor, geri çıkış yolunu da kapatıyordular. Girmeyen de kendisiydi. Doğrusu bugün bunu neden söylediğini/yazdığını anlamış değilim.

54