'SosYO-EKONOMİK Tufan' ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda...
çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor...
Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam...
***
"Mine eclizalike / Bu ecilden dolayı." (Maide 32)
Kuyularda yavaş yavaş ve belli zaman içinde belirli miktarda su toplanır. Bu kuyulara veya su havuzuna "icl" denmektedir. Kuyunun dolması beklenir. Sonra başında toplanır ve suyu bölüşürler. İşte bir kuyunun veya havuzun dolma zamanına "ecl" denmektedir. Dolma zamanı ise ecelin gelmesidir. Yani bu takdirde gelen vakit suların taksim edildiği saat anlamındadır. Araplara göre "ecel" kelimesi, artık su alabilirsiniz, müsaade vardır demektir.
Meyve ağaçlarında meyvelerin olgunlaşmadan yenmemesi için ağaç sahibi çıkış yerine dikenler koyar. Kendisine de yasaktır, çıkamaz. Günü gelince dikeni indirir, kendisi önce çıkar ve toplar, herkese de artık serbest hâle gelir. Mandalina bahçelerinde meyveler toplanır ama üzerinde bir kısım meyve kalır, artık onlar da serbesttir, herkes yiyebilir.
(Bir hatıra: Yetmişli yıllarda Süleyman Karagülle hocamız ve M. Adil Aktuğ ile İzmir Gümüldür'de Fevzi Omay hocayı ilmî bir mesele vesilesiyle ziyarete gittik. Mandalina ağaçlarında mevsim sonuydu, ağaçların tepesinde kalmış olan tek tük meyvelerden toplayıp yemiştik. O kadar leziz mandalina yediğimi hatırlamıyorum. RNE)
İşte böyle, önce yasaklanmış olup serbest hâle getirme zamanı geldiğini ilan etme demek "ecel" demektir. Evet manasına da gelir. Kur'an'da bu manası ile zikredilmemektedir. "Ecl" kelimesi burada sebep anlamında zikredilmektedir. Bu manada başka zikredilmiyor.
Sebep yol demektir. Kur'an'da tamamen yol anlamında geçmektedir. Bizim bugün kullandığımız fıkıhçıların da kullandıkları anlamda sebep kelimesi geçmemektedir. "Ecl" kelimesi Türkçedeki sebep anlamına gelmektedir. "Bu sebepten dolayı" anlamı verilebilir.
Buradaki "Min" "Bi" manasında olabilir. O takdirde, "bu sebeple, dolayısıyla" denmiş olur. "Li" manasında da olabilir; o zaman "bu maksatla, bunun için" anlamına gelir.
Buradaki "Min" harfine teb'iz manası verilmektedir. Tebyin-i cins manası da verilmektedir. Çünkü burada işaret edilen olaydır. İbtidai gaye olarak alırsak olay oradan başlamış olur. Yani "Min Zalike" yani Hazreti Adem'den gelen bir beşerî zaaf dolayısıyla anlamına gelir. "Bi" değil de "Min" getirilmesi yani hakiki ifadeden mecazi ifadeye geçilmesi, aynı zamanda ibtidai gaye anlamını da vermesidir. Yani İsrailoğullarına yani size kısası niçin şeriat olarak koyduk; çünkü insanın fıtratı böyledir. "

11