'SosYO-EKONOMİK Tufan' ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda...
çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor...
Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam...
***
"Fe esbeha mine'n-nâdimiyne / Nadim olanlardan oldu." (Maide 31; ayet sonu)
Uygar toplulukta en yaygın ceza sürmedir, topluluğun dışına atmadır. Bir insan bir yerde doğar, orada büyür, oranın dilini öğrenir, oranın insanlarını tanır, orada iş sahibi olur. Akrabaları oradadır. Orada evlenir. Sıhri akrabalar orada bulunur. Bütün bu çevreyi ve kişiliği zamanla kazanır. Bu insanın bucağını terk edip gitmesi zor bir iştir. O kişiliği, o dili, o çevreyi edinme yıllar sürer, belki de mümkün olmaz.
Bugünkü insanlar böyle bir aşiret ve kabileden zaten kopmuş bulunmaktadırlar. Tarım döneminden sanayi dönemine geçerken bu sıkıntıları çekmektedirler. Bugünkü insanlar bedeninden kopmuş parçalar gibi serseriyane dolaşmaktadırlar.
Bu sebepledir ki "Adil Düzen Anayasası"nda örgütlenmede "aşiret/ocak" temel birim kabul edilmektedir. Bizim önerdiğimiz yapılaşmada "yüz dairelik apartmanlar" tasavvur ediyoruz. Bir katta "on daire" vardır. Her katta günde beş defa namazda toplanılmaktadır. İş yerleri de apartmanın alt katlarındadır. On apartman birbirine yakındır ve ortak yönetim apartmanları vardır. Tüm sosyal hayat buralarda geçmektedir. Sadece erkeklerin bir kısmı ilçelere gidip fabrikalarda çalışmakta, akşam üstü evlerine dönmektedir.
İşte böyle bir düzende insanın ocağını ve bucağını terk etmesi son derece zordur.
Bugün dışlanmanın önemi yoktur, zaten herkes dışlanmış durumdadır.
Ama öyle bir toplulukta yaşamak ayrı bir hayattır. Sevgi dolu bir dünyadasın. Herkes seni sevmektedir, sen de herkesi seviyorsun. Sana bir iğne batsa herkese batmış gibi olur. Herkes ruhi dayanışma içindedir. Böyle bir toplulukta Allah'a inanmak da farklıdır. Herkes Allah'a inanmakta, ahirete inanmaktadır. Ölmek demek cennete gitmek demektir.
Katil kardeş o günkü dünyada tek olan "aşiret/ocak" içinde doğmuş, orada büyümüş. Şimdi aşiretini terk edip gidecek! Nereye gidecek Onun çevresi dışında bir dünya var mı Biz bugün uzayda canlı var mıdır diye merak ediyoruz. O günkü insan da gördüğü ufkun ötesinde ne var diye merak ediyor. Kardeşini öldürmekle başına iş açmıştır.
İsrailoğullarının kıssası anlatılırken araya bu kıssa girmiştir. Diğer ayetlerle irtibat kuramayan yorumcular bu iki adamın Hz. Âdem'in çocukları değil de İsrailoğullarından iki kişi olduğunu söylemekte. Dr. Mete Firidin bu iki adamın Hz. Musa'yı destekleyen iki racül olabileceğini söylemekte. Eğer bu mezar hikâyesi olmasaydı o manaları vermemiz uygun olurdu. Mezar hikâyesi ise bunların ilk insan olan Hz. Âdem'in çocukları olduğu hususunu açıkça belirtmekte. Mezar yeni olsaydı yine aynı manayı verebilirdik ama mezarların Hz. Musa'dan çok önce mevcut olduğunu, Mısır'da ehramların yapıldığını biliyoruz.

19