'Sosyal Tufan' ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda...
çare ve çözüm önerilerimiz de bu yazılarda uygulanmayı bekliyor...
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam...
"Fefruk beynenâ / Aramızı fark et" (Maide 25)
Musa aleyhisselam Allah'tan izin istiyor; izin ver de ben ve kardeşim bunlardan ayrılalım, bunlar ne yaparlarsa yapsınlar diyor. Allah'tan onlarsız yaşama imkânının çaresini istiyor. Hazreti Musa, çalılarda ateş gördüğü zaman Allah ona; "Vestana'tuke linefsîy / Ben seni benim için oluşturdum" (Taha 41) demişti. Artık onun meyvesini alacak duruma gelmişlerdi. Mukaddes yere girecekler ve orada Tevrat'ı uygulayacak kent kuracaklardı.
Oysa kavmi isyan etmiş, her şey sıfırlanmıştı. Ayrılıp nereye gideceklerdi, ne yapacaklardı Ellerinde Tevrat olduğu halde boş boş mu dolaşacaklardı Hazreti Musa rabbinden işte bunların çözümünü istiyor. Başka bir yer, başka bir topluluk istiyor.
Süleyman Karagülle anlatıyor: "Ben de öyle yaptım, Türkiye'yi terk edip Kırgızistan'a gittim. Allah, Hz. Musa'ya yaptığı gibi benim önümü kesmedi. Serbest bıraktı. Öyle olması gerekiyormuş. Hata yaptım... Mademki İzmir'de işim bitti; Kırgızistan'a değil de Ankara'ya gidecektim, partide faaliyete katılacaktım. Necmettin Erbakan 'gel' demez ama 'git' de demezdi. Prof. Dr. Arif Ersoy gibi kenarda kalırdım; evet, kenarda kalırdım ama Necmettin Erbakan'a büyük katkım olurdu, daha sonra işlenen hatalar işlenmezdi..."
"Ve beyne el-kami el-fâsikiyne/ Ve fasık kavmin arasını." (Maide 25; ayetin sonu)
Böyle yapan kavmi fasık olarak adlandırıyor.
"Fısk" "fıtk" kelimesine akrabadır. Türkçedeki "fıtık" kelimesi işte bu kelimedir. Meyvenin çatlayarak kabuğundan çıkması demektir. Şeriatın dışına çıkanlara "fasık" denmektedir. Şehadeti kabul edilmeyecek günahları işleyenler fasıktır.
Bunlara "kâfir" değil de "fasık" denmektedir. Kurallar dışına çıkmış, emirler dışına çıkmış bir kavim "fasık" olarak adlandırılmıştır.
"Adil Düzen"i bırakmış olanlar burada anlatılan fasık kavim gibi olmuştur.
AK Parti de öyle olmuş, onlar da fasık olmuştur.
İzmir Akevler'in durumu nedir
Şimdi durumumuzu iyice gözden geçirmeliyiz. Siyasi parti çalışanları, İzmir Akevler ve diğerleri durumlarını gözden geçirmelidirler. İstanbul'da faaliyet gösteren kardeşlerimiz görevlerini müdrik kimselerdir. Biz onlara Adil Düzen kuruluşlarını kuralım dediğimizde, onlar da Hz. Musa'nın kavmi gibi biz 'kurmuyoruz' veya 'kuramıyoruz' dediler. Demek ki Hz. Musa'nın kavmi gibi kırk yıl daha çöllerde yani zor şartlarda dolaşacaklar...

28