'Sosyal Tufan' ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda...
çare ve çözüm önerilerimiz de bu yazılarda uygulanmayı bekliyor...
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam...
***
"Kâle rabbi / 'Rabbim' dedi" (Maide 25)
Hz. Musa böyle saygısızca ve korkusuzca cevap veren kavminden ümidini kesmiştir. Hz. Musa sarayda büyümüş, sonra adam öldürmüş, kaçmış ve yirmi yıl sonra Mısır'a dönmüştü. Firavun'la yirmi sene mücadele etmiş ve kavmini alıp denizden geçirmişti. Kendisi büyük başarılara imza atmıştı. Ne var ki kavmi daha hamdı, eğitilmemişti. Hiç beklemediği zamanlarda beklenmedik işler yapıyorlardı. Samiri'nin (Hz. Mûsâ Tûr'a çıktığında İsrailoğulları'nı altından yaptığı buzağıya tapmaya sevk eden kişinin) peşine takılmışlardı.
Şimdi de zayıfız gibi abuk sabuk laflar ediyorlar.
Hz. Musa kavminden ümidini kesmiş, rabbine dönmek istemiştir.
Bizim de ümidimizi kestiğimiz dönemler oldu. Allah saburdur. Belki de Erbakan Hoca dönemindeki gibi Adil Düzen ile ilgilenen Millî Görüş'ü yeniden ortaya çıkaracaktır.
***
"İnniy lâ emlikü illâ nefsiy ve ehiy / Ben nefsim ve ehimden (kardeşimden) başkasına malik değilim." (Maide 25)
Evet, Hazreti Musa'nın yanında kardeşinden başka kimse kalmamıştı. Hepsi birleşmiş ve Hazreti Musa'nın "girin" emrine karşı çıkıyorlardı. O iki adam da karşı çıkmıştı. Evet, doğru sözler söylemişlerdi ama sonunda onlar da diğerlerinin yanında yer almışlardı.
Demek ki asıl olan fiil ve ameldir.
Gidip kardeşlerimizle konuşsak, yaptığınız yanlış veya eksiktir desek. Cari particilik yapıyorsunuz, iktidara ve muhalefete çatmaktan başka bir iş yapmıyorsunuz, ne yapacağınızı söylüyor ama nasıl yapacağınızı söylemiyorsunuz. Bilmemenize rağmen kendinizi bilgili görüp siz oraya gelseniz işlerin hep düzgün gideceğini sanıyorsunuz. Sorunların sadece iktidardakilerin beceriksizliğinden ileri geldiğini sanıyorsunuz. Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın anlattığı "Adil Düzen"e gelmelisiniz. Diğer partileri yermek yerine Adil Düzen'e göre nelerin nasıl yapılması gerektiğini anlatmalısınız.
Kavmin durumu işte budur.
O halde eğer bir topluluktan hicret etmeyi göze alamıyorsanız, siz onların dışına çıkamazsınız. Topluluğun içinde ne kadar muhalif olursanız olun, onlara uyarsınız.

34