Kur'an'a göre devlet düzeni ve medeniyet-175

Küresel tebliğ için 'Bin Dil Üniversitesi' kurulmalı ve her dilde Kur'an ilimlerini yaymalıyız; ama dinler arası bu projeyi sadece 'adil düzen' paydasında birleştirmek yeterli olur mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Kur'an'ın evrensel mesajını tüm dünyaya ulaştırmak için farklı dilleri konuşan ve kendi dinlerinde kalan insanları eğiterek 'münzir ve mübeşşir' (uyarıcı ve müjdeleyici) haline getirmeyi önerir. Bu projeyi meşrulaştırmak için Maide Suresi 19. ayeti detaylı dil bilgisi ve tefsir açısından analiz eder ve Allah'ın takdiri ile insan planlaması arasındaki ilişkiye vurgu yapar; ancak dini farklılıkları göz ardı ederek sadece ekonomi-siyaset ortak paydası ile küresel bir medeniyet projesi yaratmanın gerçekçiliği sorgulanmaya açık değil mi?

Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam...

Ne yapmalıyız

"BİN DİL ÜNİVERSİTESİ"ni kurmalıyız.

Bu sayede tüm dünyada var olan ilimleri Kur'an Arapçasına çevirmeliyiz.

Kur'an'ı ve Kur'an Arapçasını o dillere çevirmeliyiz.

Biz dünyanın her yerinden aynı dili konuşan onar aileyi getirip on yıl süreyle "Bin Dil Üniversitesi"nde eğitmeliyiz.

Arapça ve dil ile ilgili ilimleri de öğretmeliyiz.

Ayrıca bunlara iş verip meslekte de yetiştirmeliyiz.

Ülkelerine döndüklerinde işte onlar "münzir ve mübeşşir" olsunlar.

Bunun için Müslüman olmaları şart değildir, kendi dinlerinde kalsınlar, yeter ki "Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen ve Adil Dünya Barış Düzeni"ni benimsesinler.

***

"Fekadcâekümbeşiyrun ve neziyrun / Size şimdi beşir ve nezir gelmiştir." (Maide 19)

Bundan önce de "Caekum" denmiş, orada "Kad" ile bağlanmıştır; burada ise "Fe Kad" ile bağlanmıştır. "Fa"nınmanâsı süreklidir. "İn Ci'te Ükrimüke" dersem, gelirsen bir defaya mahsus olmak üzere ikram ederim demektir. "İn Ci'te Fe Ükrimüke" dersem, her gelişinde sana ikram ederim manasındadır. Sebep-sonuç ilişkisi doğar.

Birincisinde Kitabın gelmesinden bahsetmişti. Orada "Kad" kullandı.

Burada ise beşir ve nezirin gelmesinden bahsetmektedir. "FeKad" ile getirilmiştir.

Kur'an bir defa indi, lafzı ve usulü ile değişmeyecek, yenilenmeyecek.

Oysa risalet ise yeni başkanların seçilmesi ile yenilenecektir.

Bu sebeple "Fa" harfi ile gelmiştir. Nekre olarak gelmesi de pek çok resullerin yani onun halifesi başkanların geleceğini ifade eder.

Beşir ne nezir izhar edilmiştir. Çünkü kail değişmiştir. Bir de onların bekledikleri nezir ve beşir başkasıdır, gelen nezir ve beşir başkasıdır.

***

"Vellahualâ külli şey'inkadiyrun. / Ve Allah her şeye kadir olandır, her şeye gücü yetendir." (Maide 19)

Kur'an'da ayetlerde tekrarlanan deyimler vardır. Bunlar cümle olarak çok manaları ifade ederler. Bir de bunların fıkhi manaları vardır.