Yazar, bin yıldır vahyin kesildiği 'fetret devri'nde yaşandığını ve batılı 'ekseriyet sistemi'nin işsizlik-terörü çözemediğini ileri sürerek, internet üzerinden kooperatif temelli yerel 'Adil Düzen Semtleri' oluşturulmasını çözüm olarak sunuyor. Temel argümanı, ilmin tek başına yeterli olmayıp imana ve inanmış âlimlerden oluşan bir örgütleneşeye ihtiyaç duyduğu yönündedir; ancak bu tür merkezi olmayan, ağ tabanlı sistemlerin tarihî başarısı ne ölçüde gerçekçi?
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam...
Bundan önce, "size kitab ve nur gelmiştir" denmişti.
Şimdi de "beşir ve nezir"den bahsetmektedir.
Topluca yaşamanın iki mesnedi vardır.
- Birincisi kurallardır, kanunlardır, şeriattır.
- Diğeri de yöneticidir, başkandır, imamdır, resuldür.
Bu ayet de yöneticiden bahsedecektir.
"SLM/İslâm/Barış Düzeni Adil Düzen" son derece basit ve sade bir düzendir. Ocak ve bucak gibi küçük topluluklar oluşturulmaktadır. Her topluluk kendi kanunlarını kendisi yapıyor. Sonra kendisinin biat ettiği başkana uyuyor. Beğenmezse ocağını ve bucağını değiştiriyor. Dolayısıyla başkanını da değiştiriyor.
***
"Kad câeküm rasûlüna yübeyyinü leküm alâ fetratin minerrusuli / Resullerin fetreti üzerine size beyan eden resul gelmiştir" (Maide 19)
"Fitr" iki parmak arasındaki boşluktur. Baş parmakla işaret parmağı arasında bulunan boşluktur. Diğerleri bitişik olduğu halde onda aralık vardır.
"Fetret" vahyin kesildiği devredir, peygamberlerin gelmediği devredir.
İnsanlık bin sene fetret devrinde olmuştur. Bin sene evvel içtihat kapısı kapatılmış, vahiy de kesilmiş ve şeriat/içtihat bakımından fetret devrine girilmiştir. Batı'nın ulaştığı sanayi döneminde şaşkına dönülmüştür. Batı, "ekseriyet sistemi kuralları" gibi saçma ve gülünç kurallar ile çağını omuzlamaktadır. Müsbet ilimlerin bu kadar ilerlemiş olduğu bir dünyada işsizliğe hâlâ çare bulunamamış, teröre çare bulunamamıştır.
İlim sömürmek için ve fitne çıkarmak için kullanılmaktadır. İşte ilim bunun için yeterli değildir. İlim ne yapılacağını öğretmez, nasıl yapılacağını öğretir. İman olmazsa insanlar ilmi sömürmek için ve azdırmak için kullanırlar. İlim kadar imana da ihtiyaç vardır.
İlmin uygulanması için bir örgüte ihtiyaç vardır, inanmış âlimlerden oluşan bir örgüte ihtiyaç vardır. Bu örgüt sayesinde insanlar sanayi döneminin hukukunu bulacaklardır.
İşte şimdi o dönemde yaşıyoruz.
Tarım dönemi hukuku uygulanamaz haldedir.
Henüz sanayi dönemi hukuku da gelmemiştir, gelememiştir.
***
"Akevler Adil Düzen Çalışmaları" internetle yayılacak ve insanlığa ulaşacaktır. Her yerde insanlar kendi kendilerine bu internete girecek ve resulün halifesi olduklarını idrak ederek Hazreti Peygamber aleyhisselam gibi davete başlayacaklardır. Bu davetin sonunda dünyanın her yerinde önce "Adil Düzen Semtleri" doğacak. Kooperatifler kurulacak. Semtlerin bakkalı/marketi olacak, işyerleri olacak, bunların senetleri olacak, tüccarları olacak. İşte bu bakkallar sonra iller seviyesinde birleşecek, sonra ülkeler seviyesinde birleşecek, sonunda insanlığı oluşturacaklardır. Bunu bizim bu mütevazı ama iddialı "Kur'an ve İlim Seminerleri" yapacaktır. Bundan başka bir çözüm yoktur.

3