'SosYO-EKONOMİK Tufan' ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda...
çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor...
Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam...
Pişmanlıktan yararlanma diye kanun çıkarılır, baskı altında olanlar yararlanamaz. Pişmanlıktan yararlanma yerine dağda yakalanmadan veya vurulmadan önce kim kente gelip karakola teslim olursa, ona artık kısas hükümleri uygulanır yani diyete dönüşür. Bu gibi caniler diyetlerini aslında kendi malları ile öderler. Ama malları yoksa o zaman akileleri (dayanışma ortaklıkları) öder. Kendilerinden tahsil edilir. Yani devlet öder, onlar zorunlu çalıştırma sitelerinde çalıştırılırlar. Müebbet hapis gibi bir şey. Ne var ki sadece çalışmak zorunda olup başka herhangi bir sıkıntıya maruz bırakılmazlar.
Çalışma bucağı kurulur. Bucak başkanı seçimle gelmez, atama ile gelir. Bucak on kadar semte ayrılır. Her semte bir komutan merkezden atanır. Mahkûm istediği semtte oturur yani kendi üstünü kendisi seçer; istemediği zaman da değiştirebilir. Kişi çalışır; geçimi çalıştığı kısımlardan karşılanır, artanla diyet ödenir.
"Fa'lamû / Bilin" (Maide 34)
İttika etmek var, ilmetmek var. Eğer bir şey içtihada dayalı ise o zaman ittika eden denir. Kararı siz verirsiniz ama bu karar keyfi olmamalıdır. Bunun iki müeyyidesi vardır. Biri, bu dünyada hakemler kararı ile ittikanın ihlal edildiğine karar verilebilir. Burada karar verecek hakemler kesin delillere dayanmalıdır. İçtihadı bozan sebepler olmalıdır. İçtihatta çelişki varsa, kararın bazı kısmı uygulanamıyorsa, icmaa aykırı ise, müspet ilmin verilerine aykırı ise, maslahata uygun değilse içtihat bozulur. Hikmet içtihadın illeti olmaz ama hikmet içtihadın reddine illet olur. Yani içtihat eden kimse hikmetlere dayanarak hükümler koyamaz ama muteriz hikmete dayanarak kıyası reddedebilir. "İn La" manasına gelen istisna harfi "Fa" alabilir. O halde bunu bilin yani içtihatlarla değil icmalarla hareket edin. Onlara ne muamele yapılacağı hususu icma ile belirlenmiş olmaktadır.
Genel olarak ceza hukuku içtihatlara dayandırılmaz, icma gerekir. O halde yapılacak muamelenin ne olacağı hususu icma ile sabit olmalı yahut baştan hakem kararları ile belirtilmelidir. Yöneticilerin keyfine kalmamalıdır.
O halde ne yapmalıyız
Önce memleketimizi biner hanelik bucaklara ayırmalıyız. Her bucak kendi yönetimini kendisi kuracaktır. PKK'dan bize teslim olanlar olursa, bunlardan bir bucak onu kabul ederse, onlara vermek zorundayız, verip vermemekte serbest değiliz. Bunların diyetleri ödenecektir. Diyetin miktarı ülkeye göre değişmektedir. Küçük meblağlar "

28