Kur'an'a göre devlet; borç ve tarım sorunu

'SosYO-EKONOMİK Tufan' ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda...

çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor...

Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam...

***

2- Borçlanma SORUNU VE ÇÖZÜM

İnsanların bir kısmı çalışıyor, teknoloji sayesinde bol ürün elde ediyor ve onu satıyor. Diğer taraftan tarımda çalışanlar ise ürünlerini teknoloji ile artıramıyorlar, hayatlarını çalışarak sürdüremiyorlar. Onlar da bugün var olan bu şartlarda borçlu hâle geliyorlar. Yani yeryüzünde insanların bir kısmı borçlu, bir kısmı alacaklı; ülke içinde halkın bir kısmı borçlu, diğer kısmı alacaklıdır. Bu borç ve alacak ilişkisi kişiler arasında kalmamakta. Birkaç zengin ortaya çıkmakta, onlar alacaklı, halk ise borçlu. Bu durum yalnız bir veya birkaç ülkede değildir, artık yeryüzündeki bütün ülkelerdeki insanlar borçlu ve alacaklı durumdadırlar.

Borçlar gittikçe artmakta, insanlar borçlanarak yaşamaktadır. Bir taraftan borç miktarı arttığı gibi diğer taraftan alacaklılar azalmakta borçlular çoğalmaktadır.

Bu borçlu-alacaklı kaosunun sonu nereye varacaktır Alacaklılar bu alacaklarını neye kullanacaklar, borçlular bu borçlarını nasıl ödeyecekler

Bir gün gelecek halk borcunu öde/ye/meyecek! Böylece alacağın değeri kalmayacak. Sonunda ekonomi stop edecek ve insanlık açlıktan helak olacaktır. Zaman zaman dünya çapında ortaya çıkan ekonomik krizler bu iflas etmenin habercisidir.

"Adil Ekonomik Düzen" bu soruna şöyle çözüm getirmekte. Para karşılıklı çıksın. Halk üretsin, malı ortak ambara teslim etsin, aldığı belgeyi tüccara satsın, tüccar da belgeyi diğer tüccarlara satsın. Para "mal belgesi" karşılığı ortaya çıksın.

Belge karşılığı ambarda mal var, kasadaki belge karşılığı da halkta para vardır.

Karşılıksız para yok. Aracılar kârı para üzerinden değil mal üzerinden yapsın. Para piyasada değeri sabit kalarak dolansın. Aracı kârı ve artan miktar yatırımlara dönüşür, mal olur ve hisse senetleriyle yine halka döner. Borçsuz yaşama düzeni kurulur.

***

3- Tarımın Çöküşü SORUNU VE ÇÖZÜM

Sanayinin gelişmesi, teknolojinin sağladığı imkânlar, kentlerdeki refah insanları tarlaları bırakıp kentlere taşıdı. Başlangıçta bunun çok yararı olmuş, böylece sanayileşme ve kentleşme başlamıştır. Ne var ki sonunda köyler boşalmış, tarlalar ekilmez hal almıştır. Böylece bir taraftan işsizler ordusu ortaya çıkmış, diğer taraftan da yeterince üretim yapılmadığı için açlık ortaya çıkmaktadır. Tarım sadece düz yerlerde ve sanayi ziraatının yapıldığı yerlerde yoğunlaşmıştır. Ne var ki artık sadece bu yerler artan nüfusa yetmemektedir. Yetse bile bu topraklar zamanla çoraklaştığı için gittikçe yeterli verim vermez hâle gelmektedir. Burada yapılan tarım hormonlu olmakta, insan sağlığını da tehdit etmektedir.