"Aşmanın Sanatı" yani bir şeylerin esiri olmamak

"Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları-7"; kaldığımız yerden devam...

'SosYO-EKONOMİK Tufan' ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda...

Çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor...

***

Buraya kadar yazdıklarımızı kısaca tekrar hatırlayalım...

Önce;

"'Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe...'-4" dedik; dört yazıda...

Devamında;

"Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları-6" dedik; altı yazıda...

"KUR'AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM" da dedik; önceki yazıda...

Bütün bunları gerçekleştirmek için bir şeylerin esiri olmadan bir şeyleri 'aşmak' ve 'yapılması gerekeni bir an önce yapmak' gerekmekte...

***

Aşmanın Sanatı

Bazen kaygıyı, hüznü ya da korkuyu sessiz kalarak aşmaya çalışırız.

Onlardan söz etmemeyi, onları geride bırakmakla eş tutarız.

Oysa insan beyni bu kadar basit işlemez.

Sinirbilim araştırmaları, duyguları adlandırmanın ve onları kelimelere dökmenin (Affect Labeling) - örneğin "Korkuyorum", "Kaygılıyım", "Bu yaşadığım şey canımı acıtıyor" diyebilmenin duygusal tepkilerin düzenlenmesine yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Beyin görüntüleme çalışmaları, duyguları adlandırmanın, bazı duygusal uyaranlar karşısında amigdala aktivitesinin azalmasıyla; buna karşılık duyguların bilişsel olarak düzenlenmesinde rol oynayan prefrontal korteks bölgelerindeki aktiviteyle ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.

***

Uyku da yalnızca düşünmeye ara vermek değildir. Beyin uyku sırasında anıları ve duygusal deneyimleri işlemeye ve düzenlemeye devam eder. REM uykusu da dâhil olmak üzere uykunun farklı evreleri, duygusal yaşantıların işlenmesinde önemli bir rol oynar.

Bu nedenle, içinizi ağırlaştıran bir mesele olduğunda, güvendiğiniz ve hikmetine inandığınız biriyle konuşmak faydalı olabilir.

Amaç yaşanan acıyı tekrar tekrar canlandırmak değil; ne hissettiğinizi anlamak, ona bir isim vermek ve yaşadıklarınızı doğru bir çerçeveye oturtmaktır.