Bir yıldır aklıselim insanlar yazdı, çizdi, uyardı. "Bu işin sonu kötü olacak" dedi. Riskleri anlattı, tehlikeye dikkat çekti, küçük yatırımcının başına gelebilecekleri dile getirdi. Peki ne oldu Uyarıları dikkate almak yerine, uyaranlar hedef haline getirildi.
Emre Tezmen ve Tera Yatırım hakkında eleştiri yapan, yaşananların binlerce vatandaşı mağdur edebileceğini söyleyenler kendini savcının karşısında buldu. Benim bile X hesabım kapatıldı. Evime polisler geldi, savcıya ifade verdim.
Suçum neydi Tera Yatırım ve Emre Tezmen hakkında dile getirdiğim eleştirilerle, bu sürecin binlerce yatırımcıyı mağdur edebileceğine dikkat çekmek!
Bugün geldiğimiz noktaya bakın. Mesele artık yalnızca binlerce yatırımcının meselesi değil. Tera etrafında yaşananlar, Türkiye'nin sermaye piyasalarının güvenilirliğini, denetim mekanizmalarını ve uluslararası yatırımcıların ülkemize bakışını tartışmaya açtı.
Uyarı yapanları susturmak, tehlikeyi ortadan kaldırmıyor.
Dünya basını Tera'yı yazıyor, Türkiye'nin itibarı yara alıyor
Tera'da yaşananlar artık Türkiye sınırlarını aşmış durumda. Uluslararası basında yer alan haberler, meselenin yalnızca bir şirketin veya bir grup yatırımcının sorunu olmadığını gösteriyor. Türkiye piyasalarında yaşananlar, ülkenin finansal güvenilirliği açısından da mercek altına alınıyor.
Düşünün, yıllardır yabancı sermayeyi Türkiye'ye çekmeye çalışıyoruz. Ekonomi yönetimi uluslararası yatırımcılara sunumlar yapıyor, toplantılar düzenliyor, Türkiye'nin fırsatlarını anlatıyor. Yabancı yatırımcıya "Gelin, paranızı Türkiye'de değerlendirin" diyoruz.
Peki yatırımcı neye bakar Sadece şirketlerin kârına, borsanın yükselişine veya faiz oranlarına mı Elbette hayır. Hukuka, denetime, piyasa düzenine ve gerektiğinde kendisini kimin koruyacağına da bakar.
Bir ülkede riskleri önceden dile getirenler baskıyla karşılaştığı algısına kapılıyorsa, sermaye piyasalarında yaşanan sorunlar uluslararası basına taşınıyorsa, yatırımcı doğal olarak şu soruyu sorar: Benim param burada ne kadar güvende
İşte asıl tehlike budur. Kaybedilen para bir şekilde hesaplanabilir. Ama kaybedilen güvenin maliyetini hesaplamak çok daha zordur.
Norveç fonu haberi Türkiye için ciddi bir uyarı
Dahası, basına yansıyan Norveç Varlık Fonu haberleri de Türkiye açısından son derece önemli. Dünyanın en büyük kurumsal yatırımcılarından biriyle ilişkilendirilen manipülasyon iddiaları, Türkiye piyasalarının uluslararası yatırımcı gözündeki konumuna ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Burada altını çizmek gerekiyor: Bir yatırımcının zarar etmesi tek başına manipülasyonun kanıtı değildir. İddiaların, işlemlerin ve varsa sorumlulukların yetkili kurumlar tarafından somut verilerle ortaya konulması gerekir. Ancak bu tür haberlerin uluslararası piyasalarda yankı bulması bile Türkiye açısından başlı başına bir itibar meselesidir.
Şimdi soralım: Türkiye'ye yatırım yapmayı düşünen yabancı fon yöneticisi bu haberleri okuduğunda ne düşünecek Bir sonraki yatırım kararında Türkiye'ye daha fazla mı ağırlık verecek, yoksa riskini azaltmayı mı tercih edecek

23