Ancak madalyonun diğer yüzündeki hakikate de gözlerimizi kapatamayız. Yasal engeller aşılırken, o mücadeleye asıl gücünü veren ruh ne kadar korunabildi Bir zamanlar mahremiyetin ve tevazuun simgesi olan örtü; kimi ellerde ne yazık ki tüketim çarklarının, moda endüstrisinin ve dijital mecralardaki gösteri kültürünün bir vitrin malzemesine dönüşüyor. "Başı kapalı, ruhu açık" gerçeği giderek yaygınlaşıyor. Bedeni kumaşla örterken ruhu teşhir kültürüne teslim etmek, dünyevileşmeyi sergilemek... Şeklen dindarlaşırken mana bakımından fakirleşen ve dünün mağduriyetinden bugün yeni bir sınıf türeten bu yozlaşma, örtünün ahlaki derinliğini içten içe kemiriyor.
Örtü bugün tam da bu iki kıskacın arasındadır: Biri dışarıdan mevcudiyetini ve özgürlüğünü yok etmeye çalışan seküler yobazlık; diğeri içeriden sızıp anlamını, ahlakını

17