Sahnede sadece Vance yok; Başkan Donald Trump da sahada İsrail'e sınır çiziyor. Axios'un sızdırdığı bilgilere göre Trump, yaptığı telefon görüşmesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, "Suriye ve Lübnan'daki askerlerinizi çekin, orada sizi istemiyorlar" diyerek net bir mesaj verdi.
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde Suriye'nin yeni lideri Ahmed el-Şara ile görüşen ve Suriye'yi terör listesinden çıkarma sinyali veren Trump, bölgedeki dengeleri değiştirmek isterken; Netanyahu yönetimi bu planlara direniyor. Bu gerilimlerin gölgesinde Netanyahu'nun Washington ziyareti apar topar iptal edilirken, ABD Temsilciler Meclisi'nde İsrail'e yardımın kesilmesini öngören önergeye 103 Demokrat vekilin "evet" demesi ve Amerikan kamuoyunun Gazze'deki katliamları soykırım olarak görmeye başlaması, Tel Aviv için çanların çaldığını gösteriyor.
Savaşın ucu açık bir hal aldığı bu denklemde, madalyonun diğer yüzünde ise Tahran var. Ancak İran cephesinde de işler hiç de dışarıdan göründüğü gibi tek renkli değil; orada da oldukça çok sesli bir koro hakim. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve ekibi müzakerelerin neticeye bağlanmasını isterken, Devrim Muhafızları sahada çok daha şahin bir çizgide duruyor.
Fakat Tahran'da onları bile "ılımlı" bulup aşan ultra marjinal bir damar daha var. Nitekim İran'ın son füzeli ve dronlu saldırı dalgasında namlularını doğrudan İsrail yerine Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerine çevirmesi, Arap sokağında muazzam bir kırılma yarattı. Londra merkezli Şarkul Avsat başyazarı Eyad Ebu Şakra veya Lübnanlı deneyimli analist Mustafa Fahs gibi bölge entelektüellerinin de sıklıkla işlediği üzere; 'Tahran ve Tel Aviv'in el altından birbirlerinin hayati kırmızı çizgilerine milimetrik bir saygı gösterdiği, asıl faturanın ise Ortadoğu'yu yeniden şekillendirmek adına Arap halklarına kesildiği' tezi artık bir kanaate dönüşmüş durumda.
Tam da bu noktada can alıcı soruyu sormak gerekiyor: Acaba Arap sokağı, yanı başındaki bu füzeli taarruzlara karşı önceki soğukkanlılığını ve savaşa mesafeli duruşunu daha ne kadar koruyabilecek Koruyamadığında bölgeyi nasıl bir kaosun kuşatacağını varın siz düşünün. Üstelik bu tehlikeli senaryo, İran iç siyasetindeki çok başlılığı ve derin çatlağı daha da büyütme potansiyeli taşıyor.

30