Küresel Zorbalık

Küresel Zorbalık

REFİK TUZCUOĞLU

2025 yılını uğurlarken dünyanın "Modern Orta Çağ" karanlığına sürüklendiğini ve bu devrin adının "Haydutlar Çağı" olduğunu vurgulayan bir yazı kaleme almıştık hatırlarsanız.

Yazımızın mürekkebi dahi kurumadan, dünyanın gözleri önünde bu teşhisimizi doğrulayan pervasız bir haydutluk örneği daha sergilendi.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun yatak odasından elleri kelepçelenerek New York'a kaçırılması; "devlet egemenliği" kavramının tabuta konulmasıdır. Bir aracın arkasında sirk maymunu gibi dolaştırılması ise tüm dünyaya açık bir gözdağı. İtaat etmezseniz sonunuz böyle olur mesajı.

Yaşadığımız şey; teknolojisi 21. yüzyıl ama zihniyeti Orta Çağ olan bir barbarlık örneği.

Açık Sömürgecilik

Orta Çağ derebeyleri "ganimet" için sefere çıkardı. Tarihsel süreçte kolonyalizm; coğrafi keşiflerle başlayan hammadde ve kaynakların askerî zorbalıkla Batılı ülkelere aktarıldığı bir sömürü mekanizmasıydı. 16. yüzyılın merkantilist zihniyeti, yerel halkların zenginliğine "medeniyet götürme" bahanesiyle el koyup Batı'nın sermaye birikimini oluşturmuştu.

Bugün ABD, "demokrasi" veya "medeniyet" maskesini bile takmaya gerek duymadan aynı ilkel motivasyonla hareket ediyor. 16. ve 18. yüzyıllar arasında sömürgecilerin kalyonlarıyla taşıdığı altınlar neyse, bugün tankerlerle taşınacak Venezuela petrolü de odur.

Donroe Doktrini

Trump yönetiminin bu operasyonu, emperyalizmin 'maskesiz' ve 'pervasız' halidir. ABD Dışişleri Bakanı Rubio, operasyonun mantığını tek cümleyle özetledi: "Burası Batı Yarımküre. Biz burada yaşıyoruz ve buranın düşmanlarımız için bir operasyon üssü olmasına izin vermeyeceğiz."

Yani Monroe Doktrini de çağ atlayarak "Donroe Doktrini"ne dönüştü. Trump, petrolü kimin çıkaracağını, parayı kimin alacağını saklamıyor. Hatta küresel rakiplerine bile, "Rusya ve Çin de petrol istiyor, onlara da biz satarız" diyerek meseleyi tamamen ticari bir "çökme" operasyonuna indirgiyor.

Neden Türkiye Akla Geldi

Bu küresel haydutluğun satır aralarında, ABD'li Senatör Lindsey Graham'ın şu sözleri kayda değerdi: "Maduro bugün Türkiye'de olabilirdi ama New York'ta hapiste. Trump ona bir çıkış sunmuştu."

Dünya üzerinde yüzlerce ülke varken, bir süper gücün aklına "çözüm adresi" olarak Türkiye'nin gelmesi diplomatik açıdan kayda değer. Demek ki ABD sorunu Türkiye ile çözme fikrine sahip olmuş ve Maduro'nun bile güvenle gidebileceği bir ülke olarak Türkiye'yi düşünmüş. Trump'ın kafasında başka hangi cinliklerin dolaştığını zaman gösterecek.

Rusya ve Çin: Tencere Dibin Kara

Gelelim madalyonun diğer yüzüne. Yıllardır Venezuela'nın hamisi gibi görünen Rusya ve Çin nerede

Sesleri çıkmıyor. Çünkü bu "Modern Orta Çağ" düzeninde kimsenin eli temiz değil. Rusya Ukrayna'yı ilhak etmek istiyor, Çin Tayvan üzerinde hak iddia ediyor. ABD'nin Venezuela'da yaptığını eleştirecek ahlaki bir zeminleri yok. Durum tam anlamıyla "tencere dibin kara, seninki benden kara"