Küresel aile kuşatması

Bu devasa sermayenin gizli maksadı basittir: İslam ülkelerinde ve özellikle merkez ülke olarak görülen Türkiye'de dinî, millî ve geleneksel yapıyı zayıflatmak ve toplumların direnç noktalarını yok etmek. Bir milleti ayakta tutan şey inanç, kültür, tarih ve elbette güçlü aile bağıdır. Aile kurumunu yıktığınızda, ortak değerleri parçaladığınızda; tüm kutsallar yerle bir oluyor. Ne vatan bağı kalıyor, ne millî değer... Toplum bu oyuna kurban edilirse küresel sisteme göbekten bağlı, kimliğini bile bir tüketim nesnesi hâline getirmiş yalnızlaşmış bir varlığa dönüşür. Geleneksel yapıyı tahrip ederek; çift gelirli ama çocuksuz, tüm kazancını lüks tüketime, cinsiyet inşa süreçlerine, nefsine ve hazza teslim etmiş ve ömür boyu sürecek medikal/kozmetik sektörüne akıtan, aidiyetsiz kitleler üretmek istiyorlar.

Tam bu noktada, meseleyi sadece bir taşeronluktan ibaret görmemek gerekir. İsrail'in küresel sermayedeki uzantıları, aslında kadim bir hedefi icra ediyorlar: İsrailoğullarının dünyaya entegre olduğu bir düzen değil; dünyanın, kendi ideolojik ve finansal paradigmalarına yani İsrailoğullarına entegre edildiği bir küresel ortamı hazırlıyorlar. Küresel sermayenin bu elitleri dünyada sınırsız hazcılığı ve cinsiyetsizliği fonlarken; İsrail kendi içinde son derece muhafazakâr, Yahudi şeriatına bağlı ve nüfus artışına odaklı katı bir aile yapısını muhafaza ediyor. Tel Aviv sokaklarındaki yürüyüşlerle dünyaya "Pinkwashing"