Ankara'nın sadece izleyen değil, oyun kuran bu yeni pozisyonu İsrail ve Yunanistan'da tam anlamıyla bir deprem etkisi yaptı. Tel Aviv için Türkiye'nin bölgesel gücü ve sınır tanımayan askeri kapasitesi artık en büyük kaygı kaynağı olarak görülüyor. Hatta İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haaretz, Türkiye ile yaşanacak olası bir savaşın Batı'nın güvenlik düzenini altüst edeceğini ve küresel piyasaları sarsacak sonuçlarının "felaket" olacağını yazarak İsrail karar alıcılarını açıkça uyarıyor. Yani İran'dan sonra Türkiye'yi hedef gösteren İsrail faşistleri, kazın ayağının öyle kolay olmadığını yavaştan anlamaya başladı.
Bu korku sadece medya analizleriyle sınırlı değil; bizzat İsrail ordusunun önemli isimleri tarafından da dile getiriliyor. İsrail Savunma Kuvvetleri'nin eski Genel Teftiş Subayı Emekli Tümgeneral Yitzhak Brik'in, "Türkiye artık sadece bölgesel bir güç değil, İsrail bunu görmek zorunda" şeklindeki itirafı, Tel Aviv'in yaşadığı travmayı özetliyor. Zira on yıllardır Gazze'de veya Lübnan'da olduğu gibi yalnızca milis güçlere ve asimetrik yapılara saldırmaya ve kolayca katliamlar yapmaya alışkın olan İsrail; karşısında kendi teknolojisini üreten kadim bir devlet stratejisini görüyor. Nitekim analistler de Türk ordusunun Avrupa'nın en büyük kara gücü olmasının ve deniz kuvvetleri kapasitesinin Tel Aviv'i fazlasıyla dengeleyecek boyutta olduğunun altını çiziyor.
Ancak İsrail sadece uzaktan izlemiyor, Türkiye'yi güneyden çevrelemek için son derece sinsi adımlar atıyor. İsrail'in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne gönderdiği hava savunma sistemleri, bu kuşatma planının en somut adımlarından biri. Amaç, Türkiye'nin kara ve hava hareketlerini yakından izlemek ve güney hattımızda yeni bir caydırıcılık kuşağı inşa ederek bizi çepeçevre sarmak.

24