Yazar, gençlerin karakter inşasında oyunlar, diziler ve dijital sohbet odalarının merkezi rol oynadığını ve bu mekanizmaların şiddeti estetize ettiğini savunuyor. Bu durumun kökeninde, ahlaksızlık üreten içeriklere devasa bütçeler akıtan reyting-nefs sistemi yattığını ve polisiye tedbirlerin yetersiz olacağını iddia ediyor. Ancak, maneviyat eksikliğini gençlik sorunlarının tek çözümü olarak sunmak, bireysel tercih ve medya okuryazarlığının rolünü göz ardı etmiyor mu?
Nesillerimiz nefs-i emmâreyi kontrol edecek bir irade eğitiminden mahrum. Oysa irfan geleneğimizin "gönül eğitimi", bugün eksikliğini en çok hissettiğimiz can damarıdır. Gençler mekanik müfredat memurlarına değil; kâl (söz) yanında hâl (davranış) diliyle konuşan şefkatli mürebbilere muhtaç.
Dijital Yankı Odaları
Vaktiyle yönetmiş olduğum "Yerel Yönetimlerde Gençlik Modellemesi" araştırmasında, gençlerin karakter inşasında oyunların ve dizilerin en başa yerleştiğini tespit etmiştik. Eskiden nesilleri "sokak ve mahalle" yoğururken, şimdi her dijital uygulama bir sokak, her çevrimiçi sanal oda bir mahalle oldu. Çocuklar artık 3-4 yaşından itibaren kırmanın ve öldürmenin ödüllendirildiği ekranlardan açılan sokaklarda yetişiyor.
Bu şiddet algısını estetize eden asıl tehlikeli katalizör ise oyunların etrafında kümelenen Discord veya Telegram gibi sohbet odalarıdır. Sosyal hiyerarşide ezilmişlik hissi ve intikam hırsıyla beslenen bu dijital "yankı odaları", şiddeti bir performans olarak alkışlayan birer suç akademisine dönüşmüş durumda.
Küresel Reyting Çarkı
Yozlaşmayı meşrulaştıran bir diğer ayak ise mafya ve şiddet fışkıran televizyon dizileridir. Ekranda suçlu hayranlığı pompalanıyor ve suç işleyen figürler sempatikleştirilerek tehlikeli bir "cezasızlık illüzyonu" üretiliyor.
Televizyon dünyası bu zehri "Halk böyle istiyor" diyerek savunsa da; aslında bu "halkın talebi" kriteri, küresel bir tekelin yönettiği ve doğrudan insanın en süfli arzularına hitap eden devasa bir "nefs sistemidir". Nefsin hoşuna giden her aykırılık, küresel tekelin kontrolündeki algoritmalar eliyle üst sıralara taşınıyor. Asıl trajedi şudur: Reytingi yüksek bu yayınlar reklam pastasından en büyük payı alıyor. Yani toplumsal ahlakı çökerten ne kadar içerik varsa, bizzat devasa bütçelerle ödüllendiriliyor; toplum kendi sonunu kendi elleriyle fonluyor.

5