Türkiye'de, milli manevi değerlerden uzak eğitim yapılarak sistem Amerikan Fulbright ekolüne emanet edildi. Laiklik adı altında geçmişte Kur'an-ı Kerim okumak yasaklandı, camiler vakıf eserleri satıldı, istiklal mahkemelerinde masum insanlar idam edildi. Daha dün yıldönümünde hatırladığımız 28 Şubat Sürecinde başörtüsü zulmü yapılarak kız öğrenciler okullara alınmadı ve Türk Milleti canından bezdirildi.
Günümüzde AK Parti iktidarında ise, daha önceleri millete rağmen yapılan uygulamalar düzeltilmeye çalışılmaktadır.
Bu çerçevede Millî Eğitim Bakanlığımız 2026 yılı Ramazan ayında etkinliklerle evlatlarımıza milli manevi değerlerimizi daha iyi anlatmaya gayret etti. Okullara Ramazan Genelgesi göndererek 'Ramazan ayı boyunca okulların ışıl ışıl süslenmesini' istedi. Böylece öğrencilerin Ramazan ruhunu yaşaması sağlandı.
Biz Sayın Bakanımızı tebrik ediyoruz. Kendisi bu ülkeye gelen iyi bakanlardan birisidir.
Ama, bu uygulamadan CHP ve DEM rahatsız oldular.
Ve laikçi güruh hemen ayaklandılar.
'Laikliği Birlikte Savunuyoruz. Türkiye gerici şeriatçı bir kuşatma altındadır. Laik eğitimi, laik hukuk düzenini, laik kamusal hayatı, adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler, ivme kazanmıştır. Şeriatçı dayatmaları reddediyoruz. Karanlığa teslim olmayacağız' şeklinde, 168 imzalı bir bildiri yayınladılar.
Evet, bunlar böyle hazımsız bir güruhtur.
Bunlar, belediyelerinde sular kesilir, çöpler toplanmaz, kapanmayan çukurlarda insanlar ölür, yolsuzluklar yapılır, otobüsler çalışmazken, ses çıkarmazlar.
Aynı güruh, yılbaşında her yer süslenir, bu memleketin evladına Hristiyan değerler öğretilirken, çağdaşlık adı altında ve içki içilip zina yapılırken de ses çıkarmazlar.
Ama, Ramazan ayında Ezan-ı Muhammedi'den, Kur'an okunmasından rahatsız olurlar. Ezana dayatma derler ve Anayasal suç ilan ederler.
Halbuki hayran oldukları Batıda, Amerika, Almanya, İngiltere gibi ülkelerde okullarda derse başlamadan önce dua edilir, öğrencilere dini değerler öğretilir.
Şimdi, bunlar yine eski Türkiye için yanıp tutuşuyorlar!
Şimdi bunlar, yine laik atak geçiriyorlar!
Üstelik milletimizi hem tehdit ediyorlar hem de hakaret ediyorlar!
Bakınız, bunlar İslam düşmanıdır!
Sayın Cumhurbaşkanımız, yaptığı konuşmada; Türk Milletinin mayasında İslam vardır. Bizi millet yapan, her türlü farklılığımıza rağmen bir arada tutan değerlerimizdir. Bu milletin temelinden Ezanı, Kur'an-ı Peygamber sevgisini, Ramazan Orucunu, Zekâtı, Sadakayı çekip aldığınız zaman, geriye ne tarih kalır ne de istikbal kalır.
Geriye ne millet, ne de devlet kalır. Bizim tarih boyunca üç kıtaya huzur getiren büyük devlet olmamız ardında, medeniyetimiz temelinde, Kur'an vardır. Peygamber sevgisi vardır. Ramazan vardır, Oruç vardır, diyerek bu güruha çok güzel bir cevap verdi.
Sayın MHP Genel Başkanı da '168 kişi bir araya gelerek, Laikliği Birlikte Savunuyoruz! Başlığıyla bir bildiriyi kamuoyuyla paylaştılar. Bildiricileri yan yaya üst üste koyarsanız, hepsi bir insan etmez' dedi.
Türkiye' de birçok kurum, yapılan densizliğe karşı tepki gösterdiler.
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı; 'Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın, kardeşliğin en güçlü şekilde yaşandığı, müstesna bir zaman dilimidir. Bu ruhu taşıyan Millî Eğitim Bakanlığımızın, 81 ilimize gönderdiği 'Maarifin Kalbinde Ramazan' temalı yazıyı, memnuniyetle karşılıyoruz. Ramazan'da yapılanlar, son derece önemlidir. Toplumun değerlerine katkı sağlayacağına, inancımız tamdır. Yusuf Tekin'in yanında olduğumuzu, kamuoyuna saygıyla ifade ederiz;
Memur Sen; 'İslam düşmanlığını laiklik perdesiyle meşrulaştırmaya çalışanlara, karşı duruyoruz. Dünyanın her tarafında savrulmalar olduğu Siyonizm'in, emperyalizmin bölgemizi kaosa sürüklediği finans kapitalizmin emeği ezip, enflasyonun ücretleri buharlaştırdığı, çocukların bataklığa çekildiği, savrulmanın küresel salgına dönüştüğü, bir vasatla karşı karşıyayız.

18