CHP demek problem demektir.
CHP demek kavga demektir.
Halk Partisinin tarihini incelediğimiz zaman, hep sıkıntı görürüz.
Atatürk ve İsmet İnönü kavgalıydılar, araları açıktı. CHP her fırsatta Kemalist olduklarını iddia ediyor, fakat İnönü Atatürk'ün resmini paradan sildirmişti.
Ecevit ile İnönü problem yaşadı ve Bülent Bey Genel Başkan oldu. Deniz Baykal, Ecevit'e rağmen Partinin başına geçti.
Kemal Kılıçdaroğlu kaset skandalıyla, çok sadık olduğunu iddia ettiği Baykal'a karşı CHP Genel Başkanı seçildi.
Özgür Özel gözyaşlarıyla sevgi gösterdiği Kemal Beye rağmen, Ekrem İmamoğlu ile birlikte operasyon yaptı ve Kılıçdaroğlu'nun ifadesiyle 'onu sırtından hançerlediler'.
Rüşvet, delege satın alma, vb. her türlü ayak oyunu sonucunda, Özgür Özel Genel Başkan oldu. Bütün bu yaptıklarını da demokrasi diye sundular.
Netice olarak, Mayıs 2026 tarihinde CHP'li vatandaşların müracaatı ile mahkeme daha önce yapılan seçimin geçersiz olduğuna karar verdi. 'Mutlak Butlan' kararı ile Kemal Kılıçdaroğlu yeniden Genel Başkan olarak CHP'nin başına geçti.
Kemal Bey yaptığı açıklamalarda; 'Rüşvetçilerden ve hırsızlardan partiyi arındıracağını ifade etti. FETÖ ajanlarını fark edemedim, dedi.
Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere, yolsuzluk yapan belediye başkanları ve yetim hakkına göz dikenlerden, milletin malını talan edenlerden dolayı' özür diledi.
Bu kelimelerin, CHP Genel Başkanı tarafından söylenilmesi, çok önemlidir.
Bu ifadeler, CHP Genel Başkanı tarafından yapılan yanlışların itiraf edilmesidir.
Buna karşın Özgür Özelin yaptıkları ve söylediklerinin hiç birisi, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanına yakışmıyor.
Özgür Bey önce yargı kararına direndi. Sonra, baba ocağı diyerek genel merkezi terk etmedi. (Adama sorarlar, senin baba ocağın oluyor da seni elinden tutup milletvekili yapan adamın baba ocağı olmuyor mu).
TBMM'de kendini, Genel Başkana rağmen, Grup Başkanvekili ilan etti. Güven Park'ta, alternatif bayramlaşma programı düzenledi.
'CHP örgütünün önüne sandık koyalım dedi ve hemen kurultay yapılsın' diye söyledi.
Doğrusu, çok komik duruma düştü.
Olanlar hakkında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin; Milletvekilliği, Grup Başkanvekilliği, Genel Başkanlık yapan Özgür Özel'in, Devlet adabından kopuk Türk siyasi hayatının hafızasını doğru okuyamayan ve Türk Milletini politik ajandası doğrultusunda provoke eden ERGEN DEVRİMCİLİĞİ, sorumlu bir siyaset anlayışını barındırmamaktadır' tespitleri çok yerindedir.
Ve herkesin dikkatini çekmelidir.

31