Sonuçta, Milli iradeye uzanan eller kırıldı.
Darbelere ve vesayet özlemine karşı duruldu.
Bu Milletin evlatları bedenlerini ateş açan uçaklara ve tanklara siper etti.
Ömer Halis Demir'den başlayarak birçok kahraman, Boğaz köprüsünde, Havaalanında, Genelkurmayda, Emniyet Müdürlüklerinde, Özel Harekatta, TRT'de darbeye karşı savaştı.
İsmail Kahraman Bey'in Başkanlığındaki TBMM'de, Milletvekilleri bombalara rağmen Meclisi terk etmedi.
Ve FETÖ'nün darbe girişim neticesinde, 253 kişi şehit edildi 2737 kişi gazi oldu.
Evet, 'Lider Milletini Millet de Liderini Yalnız Bırakmadı'. Cumhurbaşkanının yaptığı çağrıya Türk Milleti meydanlara koşarak cevap verdi.
Darbe gecesi Tayyip Erdoğan büyük cesaret örneği gösterdi. Kendisine teklif edilen Yunan adaları yerine, Yeşilköy hava limanına iniş yaparak, vatandaşla kucaklaştı.
Kemal Kılıçdaroğlu ise, aynı hava alanından hiçbir şey olmamış gibi tepkisiz kalarak, Bakırköy Belediye Başkanının evine geçti ve televizyon izlemeyi tercih etti.
Bunların not edilmesi gerekmektedir.
Şimdi Sayın Erdoğan, 15 Temmuz 2026 tarihinde şöyle bir konuşma yaptı; Şairin ifadelerinde' Ecdadımızın heybeti maruf-i cihandır. Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır'.
Dizeleriyle dile getirdiği gibi; 15 Temmuz, 1000 yıl evvel Malazgirt'te mücadele edenlerin, 500 yıl evvel İstanbul'da Peygamber Efendimizin övgüsüne layık olmak için canını ortaya koyanların, 100 yıl evvel İstiklal Harbinde hayatını hiçe sayanların, inancı ve kararlılığıyla yaptığı bir destandır.
Milletimize yaptığımız çağrı, duyduğumuz güvenin bir tezahürüdür.
Biz, ecdadımızın bize bıraktığı' Ya İstiklal Ya Ölüm 'şiarını yeniden ayağa kaldırmayı gaye edindik.
Hamdolsun, gayretimiz boşa çıkmadı. Aziz Milletimizin göğsünü siper etmesiyle, yapılan kirli planlar bozuldu.
Ayrıca Gazi Meclisimiz, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir.
Bu sadece darbe girişiminin başarısızlığa uğratıldığı gece değildir. Milletimizin iradesine, bağımsızlığa canı pahasına sahip çıktığı, tarihe altın harflerle yazılmış büyük bir zaferdir.
15 Temmuz'un üzerinden 10 yıl geçse de darbe hevesleri kursaklarında kalanlar fırsat kolluyorlar.
Dikkat edin, Türkiye'nin son 10 yılda elde ettiği başarıların arkasında, FETÖ nün tasfiyesi vardır.
Günümüzde, Türkiye Yüzyılı inşası başlamıştır. Allah'ın izni ile hiçbir karanlık güç, bunun önünü kesemeyecektir.
Demokrasinin imkânlarını kullanarak kurumlara sızan, kendi insanına karşı silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu, unutmamalıyız.
MHP lideri Sayın Bahçeli ise;
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününün 10 yıldönümündeyiz. Bu iş sadece bir darbe girişimi değil, Türk Milletinin tarih boyunca verdiği bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından birisidir.
15 Temmuz, Çanakkale'yi geçemeyenlerin başka yollar aramasıdır.
Bugün Türkiye'nin geldiği yer, NATO zirvesinde görüldü. Türkiye, stratejik konumu, tarihi birikimi ve devlet tecrübesiyle kurucu aktörlerden biri haline geldi; dedi.
Evet, son 20 yılda altyapı yatırımlarıyla büyük işler başarıldı.
Savunma sanayi ile Dünya çapında bir prestij elde edildi.
Başarılı diplomasi ile Türkiye sözü dinlenir bir ülke haline geldi.
Bugün ülkemiz tarihinin en kudretli zamanını yaşıyor.
FETÖ, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat süreçlerinde yaşanan ve Millet İradesine yapılan müdahaleleri, 15 Temmuz'da tekrarlamak istedi.
Çok şükür, bu sefer Türk Milleti kazandı.
Sonuçta; Türk Milleti, İrade Bizim Zafer Bizim, dedi.
Evet, büyük bir ihanet yaptılar ve manevi değerlerimizi çıkarlarına alet ettiler.
Ama bu işin arkasında Amerika, Avrupa, İsrail, CIA, MOSSAD vardır. Yapılan operasyon, Türkiye'yi parçalama ve işgal teşebbüsüdür. Başarılı olsalar PKK Doğuya, İngilizler Güneye, ABD Boğazlara çökmeyi planlamıştı.

35