Şeyh Said Dönemindeki Gazetecilerden; Günümüz Gazetecilerine Notlar
RAMAZAN TOPDEMİR
Cumhuriyet tarihinde cereyan etmiş olaylar ile günümüzde konuşulan, tartışılan konular arasında benzerliklerin olduğunu bilmek gerekir. Konu Doğu ve Güneydoğu olunca, yazılanların ve söylenenlerin tarihsel bir yönünün de olduğunu ifade etmek konuyu aydınlatmak açısından önemlidir.
Geçtiğimiz günlerde en çok şu ifadeler tartışıldı: Hükümeti, gazeteciler savunmak zorunda kalıyor.
Yani bu ifadeyi dile getiren gazeteci şunu seslendirmek istiyor: Ey İktidar vekilleri, ekranlara çıkın ve Terörsüz Türkiye'yi anlatın. Çünkü Terörsüz Türkiye sürecine çözüm bulacak olanlar siyasetçilerdir. Ben de diyorum ki siyasetçiler ve gazeteciler önce sahaya çıkmalı sonra da beraber ekranda konuyu tartışmaları sürece daha pratik çözümler getirecektir. Bu bağlamdan yola çıkarak Cumhuriyet döneminde gazete sahipleri ve gazetecilerin yaşadığı yargılanma süreçleri konusunu paylaşmanın "kıssadan hisse" olacağını düşünmekteyim:
Gazeteciler ve Gazete Sahipleri En Çok Şeyh Said Olayından Sonraki Yargılanmaları İle Gündeme Geldiler:
Şeyh Said olayı hem Doğu hem de Batı bölgemizde tedirginlik ve endişe ile karşılanmıştır. Şeyh Said olayında başarılı olamayan dönemin başbakanı Fethi Okyar görevinden alınmıştı. Huzursuzluk bittikten sonra Diyarbakır'da görev yapmaya başlayan Şark İstiklal Mahkemesi, olaylarla ilgili kişilerin mahkemelerine bakmak için çalışmalar yapar. Şeyh Said ve diğer şahısların yargılanmalarına da 14 Mayıs 1927'de başlanır. Ancak basın ve yayın kuruluşları da bu dönemde hedefe konulur. Şeyh Said, mahkemeye sevk edilince yanındaki arkadaşları ile beraber İstanbul basınını suçlamaya başlamışlardır.
Şeyh Said, mahkemedeki savunmasında Sebülürreşad dergisine ve İstanbul'daki gazetelere atıf yaptığı iddia edilir. Bu atıflar sebebi ile de, İstanbul'da bulunan; Sebilürreşad, Tevhid-Efkar, Vatan, Son Telgraf, Tanin gazetelerinin sahipleri Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nde yargılanarak tutuklanırlar. Tutuklular arasında; Eşref Edip, Velid Ebuzziya, Abdulkadir Kemali de yer almaktaydı. Gazete sahipleri Diyarbakır'ın yılanlı, akrepli hapishanesinde altı ay yattıktan sonra serbest bırakılırlar.

16