Caydırıcı güç

"Onlara (düşmana) karşı gücünüz yettiğince kuvvet ve savaş için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın. Bununla Allah'ın düşmanı, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği kimseleri caydırırsınız" (Enfal, 60)

Bu ayeti celilede ilgimi çeken kavram; "Turhibunel/ Caydırıcılık" oldu...

Müslümanların caydırıcı bir güçlerinin olması gerektiği vurgulanıyor...

Fiili çatışmadan önce, saldırganları caydıracak bir güç edinimi öneriliyor... Tehditler ortaya çıkmadan bertaraf etmenin önemine dikkat çekiyor...

Evet, mevcut gücün heder olmaması için daha akıllıca bir yöntem...

Bu konuya sadece askeri güç bağlamında bakmamak lazım... Toplumsal, siyasal, kurumsal, teşkilat, kültürel, bilimsel teknolojik tüm alanlarda güçlü olmanın gerekliliğine işarettir...

Belki de psikolojik savaşın en belirgin boyutu budur...

Haddini aşanlar, haksızlığı meslek edinenler, kibir budalası şımarıklar ve azgınlıkta sınır tanımayanlara anlayacakları dilden usulüne uygun gözdağı vermek hikmetli bir seçenek olsa gerek...

Çoğu zaman iyi niyetli olmak, dürüst olmak, efendilik yetmiyor... Bunlarla birlikte kuvvet, hazırlık ve caydırıcı bir ağırlığımız yoksa itibar ve ideallerimizi sürdüremeyiz...

Caydırıcı gücümüz, saygınlığımız, nüfuzumuz...

Heybet, vakar, şecaat, cesaret, donanım, birikim ve yiğitliğimiz ile güç kullanmaya gerek kalmadan zulmü engelleyebilir, kötülüğü önleyebiliriz...

Taciz, tehdit, şiddet yollarına başvurmadan zorbaların kalbine korku salarak, oyunlarını bozabiliriz...

Yeter ki iyiler aktif ve organize bir güç olsunlar... Bazen bir bakış, bir mesaj, bir görüntü hatta gölgeniz bile işi bitirmeye yeterli olabilir...

Caydırıcılıkta güç göstergesi, gücün cazibe ve etkisi oldukça yüksektir...

Caydırıcı gücünüz yoksa elâleme maskara olursunuz, acı akıbetler sizi bekliyor demektir...

Bu güce sahipseniz hasmınız siner, rakibinizin tırstığını görürsünüz...

Kavgaya girmeden mücadeleyi kazanmanın yolu budur...

Doğal olarak bunun içinde basiret, feraset ve hikmetle hareket etmek gerekir...

Eldeki gücü zulme dönüştürmeyecek kadar bir ahlaki donanım ve adil duruş icap eder...

Oyun kurucu stratejik akıl, analitik zekâ, diplomatik dehâ, organizasyon becerisi, saha hâkimiyeti, tecrübi derinlik, güçlü irade elzemdir...

Sadece kaba kuvvet gösterisi, slogan ve hamaset nutukları ile maksat hâsıl olmuyor...

Evet, bu zamanda haklı ve iyi insan olmak yetmiyor...

Eğitimli, kültürlü, nitelikli, kuvvetli ve yürekli olmak kaçınılmaz oluyor...