Müsavat Dervişoğlu

Ramazan Akgün
09.11.2024
6

5 Şubat 1987 yılında Mamak Askerî Cezaevi'nden tahliye edildiğim günlerde tanıdım O'nu.

O günün siyaseti, yasaklar ile boğuşuyordu. Sadece yasaklar değil, cezaevlerinin ve cezaevlerinde yalnızlaştırılanların aileleri ile beraber devasa sorunlarla boğuşuluyordu.

12 Eylül darbesi bütün kurumları ile beraber kurumsallaşmış, sıkıyönetim askerî mahkemeleri yargılamaları devam ediyordu.

Asılan arkadaşlarımızın acıları çok taze idi

Ülkü Ocakları sıkıyönetim mahkemeleri tarafından yargılanırken, Bizim Ocak Dergisi etrafında gençlik tekrar teşkilatlanıyor, cezaevlerinin sorunlarına ilaveten alaylı-mektepli gibi bir anlayışla boğuşuyorlardı!

Böylesine bir karmaşanın ve yoklukların ortasında mücadele eden bir "mücevher" kadronun Genel Başkanlık koltuğunda Müsavat Dervişoğlu oturuyordu. Buraya cezaevinden çıkmış ve kaldığı yerden devam etmeye gelmiş, "lügatlarında pes etme nedir bilmeyen bir neslin temsilcisi olarak"; ülke ve ülkücülerin dev sorunlarını omuzlamaya gelmiş koca yürekli bir adamdır "Müsavat Dervişoğlu".

Rusların Türkiye'yi Afganistan gibi işgal etme planlarının önemli bir noktası olarak görülen, Türkiye'den bağımsızmışçasına kurtarılmış bölge olarak adlandırılan "Fatsa'nın Ülkü Ocaklarında" henüz 20'li yaşlara gelirken başlamış; "belalara dava diyerek omuz vurmaya"

MHP'nin iktidar için değil, stratejiler için yönetilmesine ilk isyan edenlerden oldu. İzmir'de basın toplantısı ile bu sürecin değişmesi, dolayısıyla bu kadronun değişmesi gerektiği ile ilgili açık ve net tavır konulması gereğinin altını çizerek bayrak açtı.

Bu çağrısı, MHP olağanüstü kongre sürecini başlattı.

Binbir badire ile yapılan olağanüstü kongrede, divan başkanı olarak süreci yönetti.

Siyaseti, yarışarak kaliteli hâle getirmek istemeyen dar bir kadronun, biat ederek "siyasette şeyhlerdervişler ülkesi isteyen" bir anlayışa isyan etmenin sonucu olarak, birçok kişi ile beraber O'nun için de MHP defteri kapandı.

Fakat bu defteri kapatanlara tuzaklar kurdular. Bu tuzaklardan birinde, içinde şahsımın da olduğu 33 kişi ile beraber "MHP'ye sızmaktan(!)" gözaltılar yapıldı. Gözaltı süreçlerinde Ankara Emniyet Müdürlüğü kapısında bir avuç insanla beraber "Müsavat Dervişoğlu" da oradaydı. Bu tuzağa, Ankara Emniyet Müdürlüğü kapısından itiraz ve isyan ediyordu.

Pes etmesini bilmeyenler pes edilmesin, siyasette güçlüler değil "cesurlar da" olsun diye bir parti kurdular

Cesur insanlardan kötülük olmaz diye partilerine "İYİ" Parti adını verdiler. Ülkeyi "cesurlar hareketinde" siyaset yapmaya, biat ile değil "akıl ve vicdan" ile hareket etmeye çağırdılar.