Bileği güçlü olan devlet zayıfları eziyor.
Dünyanın gerçeği bu...
Her yeri entrika, ahlâkî çürüme, riyakârlık kaplamış!
Günlerdir ABD Başkanı Trump'ın haydutluğundan bahsederken, kendi sorunlarımızı unuttuk âdeta...
Ülkemizde vatandaşların büyük bir bölümünün (işçilerin, memurların, emeklilerin) bakışları donuk, boyunları bükük, zihinleri bulanık, yürekleri yanık...
Bin bir dert içindeki insanlarımız, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun karısıyla birlikte, Korsanlar Kralı Trump'ın askerleri tarafından kaçırılmasıyla fazla ilgilenmiyor, "Bizim derdimiz bize yeter" diye düşünüyorlar.
★★★
Ülkemizde asgari ücretlilerden sonra, memurlar ve emekliler de hayal kırıklığına uğradılar...
Gerçi kimse fazla bir şey ummuyordu ama maaşlara bu kadar gülünç zam yapılmasını da beklemiyorlardı.
* Emekli maaşlarına yüzde 12.19...
* Memur ve memur emeklilerinin maaşlarına yüzde 18.6 zam...
Sanki dalga geçer gibi yapılan zamlardır bunlar...
Doğal olarak ülkede yoksulluk daha da derinleşecek...
Ülkede düşük maaş zamlarına karşı tepki ve protestolar arttı... Dar gelirli insanlar "Umutlarımız paramparça oldu" diye seslerini yükselttiler ama ne fayda...
Yakın bir gelecekte seçim yok ki... Seçim olmayınca iktidar bu acı haykırışları duymuyor.
Milyonlarca memur ve emekli nasıl geçinecek
Geçinemeyecekler tabii ki... Seçimlere kadar bin bir sıkıntı içinde çile çekmeye devam edecekler!
★★★
Enflasyon sepetindeki maddelerin fiyatlarını kendine göre değerlendirip enflasyonu düşük çıkaran TÜİK'in açıkladığı yıllık enflasyon rakamı bile yüzde 30.89...
Akademisyenlerden kurulu Enflasyon Araştırma Grubu ENAG'ın enflasyon rakamı ise yüzde 56.14...
TÜİK kusura bakmasın ama ben kendi hesabıma ENAG'ın açıklamasını gerçekçi buluyorum.
Gıda fiyatlarının deli danalar gibi koşuştuğu ülkemizde temel ihtiyaç maddelerinin enflasyonu ENAG'ın açıkladığı rakamdan bile fazla...
Memur ve emeklilere yapılan zam ise bunun dörtte biri kadar bir şey...
Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan bir de "İnsanlarımızı enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz" diyor...
Bu sözler kulağa hoş geliyor ama insan sormadan da edemiyor:
Yoksulluk ve perişanlık ortada...
İnsanlar daha nasıl ezilecekler ki
★★★
Milyonlarca vatandaştan yükselen (acının ve hüznün hâkim olduğu) haykırışları duydukça aklıma hep Nâzım Hikmet'in ünlü dizeleri geliyor:
"... Ve bu dünyada, bu zulüm, senin sayende...
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer,
Ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak,
Kabahat senin demeye de dilim varmıyor ama...

15