Emperyalizme uşak olmanın sonu budur!

Amerika "Öküz öldü, ortaklık bitti" dedi ve PKK'nın Suriye uzantısı SDG'nin ipini çekti. İyi oldu tabii ki...

Kullanılmış kâğıt mendil gibi çöpe atılan örgütün Kandil'deki liderlerinden Murat Karayılan "Şimdi ne oldu da, müttefikinizi yüzüstü bırakıyorsunuz Bu riyakârlıktır!" diye tepki gösterdi.

Unutmamalı ki, yalnız ABD'ye değil, tüm emperyalist devletlere hiçbir konuda güven olmaz. Son kullanma tarihi gelince, işbirlikçilerini defterden silerler!

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, şimdiye kadar büyük paralar harcayarak besledikleri PKK/SDG için:

"Artık onların sahadaki IŞİD Terör Örgütü karşıtı güç olma rolü sona ermiş durumda... Şam Yönetimi güvenliği devralmaya hem istekli, hem hazır, hem de muktedir." dedi.

ABD'nin SDG'yi yüzüstü bırakması Türkiye'de, DEM Parti başta olmak üzere PKK yanlısı herkes "Verilen sözlerin değeri yokmuş. Amerika Kürtleri sattı" diye ağlaştı...

★★★

Ne sanmışlardı

Emperyalizm işte budur!

Kullanır kullanır, sonra işleri bittiğinde bir kenara atarlar!

Kürt vatandaşlarımızın çıkarı, Amerikalıların piyonu olan terör örgütlerinde değil, Türkiye Cumhuriyeti'ndedir.

DEM Parti ile SDG arasındaki bağlantı malûm. DEM Parti Eş başkanı Tuncer Bakırhan, daha birkaç gün önce "SDG, Kürt halkının temsilcisidir. Kürtleri kimin temsil edeceğini size mi soracağız" diye haykırmıştı.

DEM Parti ile PKK/SDG'nin "Amerika bizi neden sattı" sorusunun cevabı, ABD Başkanı Trump'ın Türkiye, İsrail ve Suriye liderleriyle yaptığı görüşmelerde ve taraflar arasındaki uzlaşmada yatıyor.

Başkan Trump'ın Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın "Göreceksiniz İsrail ile Türkiye, Hazar Denizi'nden Akdeniz'e kadar işbirliği yapacaklar" şeklindeki sözleri de, SDG'ye artık niçin ihtiyaçları kalmadığının ifadesidir.

★★★

Ortadoğu politikasında köklü değişikliğe giden Trump yönetimi, artık örgütlerle değil, devletlerle işbirliği yapacağını açıkladı.

Trump, PKK/SDG'ye askeri ve malî desteğin kesileceğini ima ederek:

"Bunlara çok büyük paralar ödendi. Petrol ve başka şeyler verildi. Fakat bizim için değil, kendileri için çalışıyorlardı" dedi.

PKK'nın merkezi Kandil, Amerikan emperyalizmine dayanarak özerklik elde edeceğini sanıyor, kendilerine her türlü yardımı yapan ABD'ye bel bağlayıp Türkiye'yi de böleceklerini zannediyorlardı. Kafaları o kadar dar çerçevede çalışıyor, ileriyi göremiyorlardı...