Akıl alır gibi değil ama yaşanan olaylar, gerçeği balyoz gibi kafamıza indiriyor!
Dünya 86 yıl sonra ikinci bir "Hitler – Mussolini faciası" yaşamaya doğru gidiyor!
70 milyon kişinin öldüğü İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra "İnsanlık artık akıllanmıştır. Bundan sonra ülkelerin başına Hitler ve Mussolini gibi deliler gelmez!" diye düşünenler yanıldı...
Trump ve Netanyahu gibi, kendi uluslarının bile "Kafadan çatlak" diye eleştirdiği muhteris liderler şimdi yeryüzünü cehenneme çevirmeye çalışıyorlar!
ABD ve İsrail "Dünya kabadayıları" tavrıyla İran'a saldırarak meşruiyeti olmayan bir savaş başlattılar. Bu yalnız Orta Doğu için değil, tüm dünya için büyük bir tehlike!
Ya biz ne durumdayız Halimiz nedir Bir de ona bakalım...
★★★
İran sınır komşumuz ve savaş Türkiye için de tehlike...
İleride ne olur bilinmez ama şimdilik bu tehlikeden uzaktayız. Fakat... Türkiye için savaş kadar önemli bir tehlike daha var:
"Öcalan tehlikesi!"
O da ülkeyi kana bulayan "çatlak bir adam!"
"Öcalan İmralı'da hapis... Koca Türkiye'ye ne tehlikesi olabilir" diyenler çıkabilir.
Bu cani, MHP lideri Devlet Bahçeli ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzere, ülke yönetiminde söz sahibi olan siyasetçileri etkisi altına almış gibi...
Çocuk, kadın, erkek, genç, yaşlı, kentli, köylü demeden 50 bine yakın insanımızı öldürten Öcalan, kendisini "Kurucu önder" ilan eden ve "Özel statü" isteyen Devlet Bahçeli tarafından o kadar şımartıldı ki, devlete âdeta talimatlar dikte etmeye, Anayasa'da nasıl bir değişiklik yapılması gerektiğini anlatmaya başladı.
Yani âdeta tüm siyasilere "Sizin kafanız basmaz, beni dinleyin, öğrenin!" demek istiyor.
★★★
Öcalan birkaç gün önce yeni bir açıklama yaparak devletin temeline bir darbe daha indirmek istedi.
Öcalan'ın açıklamasını Meclis'te DEM Partili Pervin Buldan okudu.
Öcalan'ın, Türkiye Cumhuriyeti'nin temeline bomba koymayı amaçlayan tehlikeli isteklerinden ikisi şunlar:
1) Anayasa'nın 66'ncı maddesinde yer alan "Türkiye Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür" hükmü deştirilsin...
2) Anayasa'nın 42'nci maddesindeki "Türkiye'nin eğitim dili Türkçe'dir" ifadesi ile Anayasa'nın 3'üncü maddesindeki "Türkiye'nin resmi dili Türkçe'dir hükmü de değiştirilsin."
★★★
Bu ne arsızlık, bu ne saygısızlıktır

4