Türkiye'ye karşı şer cephe gayretleri

İsrail bir yandan Yunanistan ile diğer yandan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ( GKRY) ile birlikte özellikle Doğu Akdeniz jeopoliğinde cephe açmaya devam ediyor. Bu cephe sadece askeri zeminde değil. Aynı zamanda ticari alanda da yapılanıyor. Bilhassa GKRY'de özellikle toprak alımları giderek artıyor ve buna bağlı olarak yerleşim projeleri ortaya çıkıyor.

Bunlardan en çarpıcı olanı; Güney Kıbrıs'ta Zigi bölgesindeki Carob Gardens projesi olarak dikkat çekiyor. Bu proje kapsamında yaklaşık 60 bin m² arazi üzerinde 250'den fazla daire ve villa planlanıyor. Projede sinagog, Yahudi toplum merkezi, mikve, koşer mutfak ve çeşitli ortak alanların oluşturulması planlanıyor. Projenin tanıtımında da, "Kıbrıs'taki ilk Yahudi topluluğu" ifadesi kullanılıyor.

Son zamanlarda İsrailli yatırımcıların artan gayrimenkul faaliyetleri ve İsrail savunma şirketlerinin Kıbrıs'ta faaliyet kurma hamleleri." Güney Kıbrıs ikinci bir İsrail oluyor" ifadesini yapılandırıyor.

Esasen İsrail ve Yunanistan birbiriyle ilişkili sömürgeci emperyalizmin iki garnizon yapılanmasıdır. GKRY bu iki unsurun birbiriyle var olan yapısal denklemin içinde yer alan ayrılmaz bir parçasıdır. Bu iki garnizon yapılanması, sömürgeci emperyalizmin, öncelikle ilgi alanındaki coğrafi bölgelerde, ya mevcut sinir uçlarını kullanma ya da yeni sinir ucu oluşturma işlevine sahiptir.

Esasen bu ikilinin aynı işleve sahip üçüncüsü ise Ermenistan'dır. Dördüncüsü için de Suriye'den parça kopartarak, yapılandırılma çabası yaşanmıştır. Ama Suriye halk devriminin başarılmasıyla bu çaba sonuçsuz kalmıştır.

Bu ikilinin son dönemdeki büyük gayreti bu dördüncünün oluşturulmasıydı.Bu gayret sonuç alamayınca, bu defada ikilinin yapısal bağı yeniden ele alınarak, daha güçlü kılınmaya yönelindi. Bölgenin en büyük gücü Türkiye'yi rahatsız etmenin yeni seçeneklerini oluşturma şer çabasına giriştiler. Bunun için de Yunanistan ile Adalar Denizi üzerinden Türkiye'yi kuşatmayı başarabilmenin ve buna bağlı olarak Kıbrıs Adası üzerinden de Doğu Akdeniz'den Türkiye'yi sıkıştırabilmenin hevesine kapıldılar.

Bu ikilinin diğer ayağı Yunanistan ise, öteden beri hukuksuz biçimde, uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak, gayriaskeri statüsündeki adalarda askeri faaliyetlerini sürdürmeye ve bunun yanısıra bu faaliyetleri daha da artırmaya, aklınca Türkiye'yi tehdit etmeye yöneldi. En son olarak, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Antalya'nın Kaş ilçesine 2 km mesafesindeki Meis adasını ziyaret ederek, askeri unsurlarıyla gösteri yapması, Türkiye'nin gözünden kaçmadı ve yine uyarıda bulunarak, 1947 Paris Barış Antlaşması çerçevesinde Meis'in gayriaskerî statüsüne aykırı gördüğü faaliyetleri kabul etmediğini belirtti. Ayrıca Yunanistan'ı ilgili uluslararası yükümlülüklere uymaya çağırarak Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'de hak ve menfaatlerini korumayı sürdüreceğini açıkladı.