Terörsüz Türkiye hedefinde toplumsal hassasiyet

Terörsüz Türkiye hedefinde artık ilgili kanunun işleyişinin başlayacağı aşamadayız. Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında ilgili devlet kurumlarından oluşan kurul, çalışmalarına başlıyor. Bu çalışmalar, PKK/KCK terör örgütünün tüm unsurlarıyla kendini feshetmesi, tüm silah ve mühimmatlarını teslim etmesi gereken süreci kapsayacak. Bu süreç kurul tarafından denetlenecek ve resmi tespitler yapılacak. Tespit süreci tamamlandıktan sonra yani örgütün tasfiye süreci nihayete erdirildiğine dair tespit yapıldıktan sonra ortaya çıkan sonuç, Cumhurbaşkanı başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu'na (MGK) sunulacak. MGK'da bu sonucu irdeleyerek, örgütün tasfiyesine dair yapılan tespiti teyit edecek ve ondan sonra 6 aylık kanunda çerçevesi belirlenen örgüt mensuplarının başvuru süreci başlayacak. Bu süreçte de Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında çalışacak kurulun belirleyeceği devlet kurumları işlev üstlenecek.

Bu aşamada 6 ay içinde tamamlanacak ve süre uzatması yapılmayacak.

Sonuçta bir terör örgütü bu yolla tasfiye edilmiş, münfesih olmuş olacak. Tüm bu süreç boyunca azami titizliğin gösterilmesi kaçınılmazdır. Zira bu örgütün içine bugüne değin o kadar çok dış el girip çıkmıştır ki, hala bunların az yada çok olumsuz etkisinin olabileceği hesap edilmelidir. Bu süreç boyunca devletin kararlılığı ve duyarlılığı en üst düzeyde olacağı aşikardır. Ancak bunun yanısıra toplumsal duyarlılığın ve desteğin de en üst düzeyde olması da büyük ihtiyaçtır. Zira meselenin özüne verilmesi gereken destek, sürecin sağlıklı işlemesi açısından hayati önemdedir. Buna bağlı olarak devlet inisiyatifi olarak işleyen sürecin, dar parti çıkarlarına, oy hesabına, seçim fırsatçılığına fırsat verilmeden sağlıkla sürdürülmesi esastır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ( TBMM) 467 gibi çok yüksek sayıda kabul oyuyla yürürlüğe giren kanunun toplumsal desteğinin yüksek düzeyde devam etmesi gerekir. Bunun için de süreci destekleyen tüm siyasi partilere büyük iş düşmektedir. Her siyasi parti kitlesine, seçmenine, topluma sürecin esasını tüm şeffaflığıyla anlatmalı, kafalarda hiç bir soru işareti cevapsız kalmamalı, süreç hakkında bazı çevrelerin tezviratlarına karşı açık, net gerçekler eksiksiz olarak ortaya konulmalıdır. Bu görev esasen süreci destekleyen, her aşamasını bilen tüm kesimlerin görev olmalıdır. Bir terör örgütünün tasfiye sürecinden oy devşirebilmek için halkın kafasını karıştırmak, olmayanı varmış gibi, varolanı yokmuş gibi göstermek daha da vahimi vatanseverlik, milliyetçilik sorgulaması yapmak, sadece terörsüz Türkiye hedefine değil, esasen Türkiye 'ye yapılan kötülüktür. Bırakınız sömürgeci emperyalizm, soykırımcı siyonizm üzülsün, kaygılansın. Yıllardır destekledikleri bir örgüt tasfiye oluyor. Zarar hesabını onlar yapsın.