Suriye'nin siyasi, toplumsal ve toprak bütünlüğünü engellemek adına PKK/SDG emperyalizmin ve Siyonizm'in maşası olmaya devam ederken, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara, Irak'ın kuzeyinde yayın yapan Barzani çizgisindeki Şems televizyonuna röportaj verdi. Ancak Şara'nın verdiği önemli mesajlarının etkisinden korkanlar, o röportajı yayınlamadılar. Bunun üzerine Suriye devlet televizyonu o röportajın bazı bölümlerini yayınladı. O röportajda Şara, Kürtler ve PKK/ SDG konusunda şunları ifade etti;
"Ne derlerse desinler, Kandil ile açık bir bağlantıları var. Gerçek karar alma gücü, örgüt içindeki bir askeri ve güvenlik gücünde. Tüm düşünce askeri ve güvenlik konuları etrafında dönüyor. Suriye'deki Kürtleri korumak askeri bir oluşumla mı sağlanır Sınır ötesindeki ve Türkiye ile 40-50 yıllık sorunları olan, dışarıdan gelen bir örgütle mi sağlanır Suriye bu sorunu kendi topraklarında çözmenin maliyetini karşılayamaz.
Suriye'deki Kürtlerin korunması, onları sınırların dışındaki bir sorunla; bazı komşu ülkelerimize yönelik saldırıları olan PKK'yla ilişkilendirerek, çocukları silahlandırarak, kadın ve erkekleri zorla askere alarak ve ardından Suriye devletiyle durumu tırmandırarak mı sağlanır Kürtleri korumak, Suriye'deki yeni gerçeklikle entegre olmakta yatmaktadır.
Kürtleri parlamentoda, bakanlıklarda, güvenlik gibi devletin her kademesinde görmeyi arzu ediyoruz.
Eğer Suriye Devleti, Kürtlere kendini kapatır ve 'Suriye'de Kürtleri istemiyoruz. Kürtlerin yönetime katılmasını istemiyoruz.' derse, o zaman başka seçenekler arama hakları olur. O halde, silahlı bir örgütün Halep'teki çoğunlukla Kürt yerleşim bölgelerinin ortasında tüneller ve çukurlar kazması bir çözüm olabilir mi Biz Halep'in refahı ve gelişmesi için çabalıyoruz."
Bu açıklamalar; Suriye'nin geleceğine sahip çıkma kararlılığını ortaya koyan vatan savunmasında birlik olmanın mesajı ve çağrısıdır. Emperyalizmin ve Siyonizm'in Suriye'ye yönelik şer heves ve hamlelerini Suriye'nin tüm halklarıyla bütünleşerek, etkisizleştirme çağrısıdır.
Şara'nın verdiği röportajı yayınlamayalar, Siyonist İsrail'in şer planının zedelenmesini istemeyenlerdir. Bugün çok açık bir şekilde SDG'nin yönlendirici ve yönetici unsuru PKK'dır ve PKK da Siyonist İsrail'in kumandasındadır. Öcalan'ın yaptığı çağrının gereğini yerine getirmeyenler, emperyalizmin ve Siyonizm'in yörüngesindedir. Bu durum Türkiye'de DEM için de geçerlidir. Suriye'nin, emperyalizmin ve Siyonizm'in kıskacından çıkmasını istemeyenler, emperyalizme, Siyonizm'e hizmet etmektedir.
Türkiye'den ve Suriye yönetiminden; güvenlik bütünleşme, anayasal güvence sözleri, çağrıları duyuldukça ve bunu engellemek isteyenin başta soykırımcı, Siyonist İsrail olduğu gerçeği de ifade edilince buna hemen laf yetiştirenler, DEM'in sözcüleri olmaktadır.

2