Suriye'de sabır stratejisinde sona doğru

Suriye'de Halep'te yaşanan son gelişmeler, Suriye'nin geleceği açısından en önemli kırılma noktalarının bir başlangıcı sayılabilir.

Halep'in iki mahallesinden başlayan gerilim kısmen çevreye de yayılarak, kapsamlı bir çatışmaya dönüşmüş durumda. Suriye hükümet güçleri Halep'te konuşlanmış PKK terör örgütüne karşı askeri müdahalede bulunarak, Halep'in tamamen terörden, terör örgütünden arındırılması için ortaya güçlü bir kararlılık koydu.

Suriye'de PKK'nın SDG etiketi altında varlığını sürdürme çabası, 10 Mart Mutabakatı'na rağmen Suriye merkezi yapılanmasıyla bütünleşmeme yönündeki direnci, bugün itibarıyla Suriye'nin en önemli güvenlik sorunudur. Hiç kuşkusuz bu sorun sadece Suriye'nin değil aynı oranda bizati Türkiye'nin de güvenlik sorunudur. Bugüne değin Suriye sahasında Türkiye'nin kendisini hedef alan terör örgütlerine karşı verdiği amansız mücadele, Suriye halk devriminin yolunu da açmıştır. Bundan sonra halkın iktidarı olarak Suriye'nin tüm kesimlerinin temsiliyetini içeren ancak yan yana değil iç içe geçmiş, harmanlanmış, sentezlenmiş bu yönüyle de sağlam bir karakter ve yapı kazanmış bir Suriye yapılanmasının gerçekleşmesi Suriye'nin olmazsa olmazı olduğu gibi Türkiye'nin de olmazsa olmazıdır. Zira başarılacak bu yapılanma, Suriye'den yönelen tüm tehditlerin ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Bu noktada vurgulamak gerekir ki; Türkiye'nin bir yandan terörsüz Türkiye hedefine başarıyla sonuçlandırma kararlılığı devam ederken öte yandan Suriye sahasındaki terör örgütünün ve arkasındaki sömürgeci emperyalizm ve onun terör karakolu soykırımcı Siyonist İsrail'in şer hamlelerine karşı aynı kararlılıkla sahada ve masada mücadelesi de devam etmektedir.

Öte yandan Halep'te yaşanılan çatışmalar, PKK terör örgütünün 10 Mart Mutabakatı'na uymayacağının ilanı olduğu gibi arkasındaki şer güçlere yaslanarak, emperyalizmin terör silahı olarak varlığını sürdüreceğinin de kararı olarak yansımaktadır.

Bu noktada hiç kuşkusuz esas olan Trump'lı ABD'nin son kararının ne yönde olacağıdır. Bilindiği gibi, soykırımcı Netanyahu'nun bütün çabası; Trump'ın Suriye'ye yaklaşımını değiştirebilmek ve böylece Terörsüz Türkiye hedefini baltalamak, Suriye'de bütünlüklü bir yapılanmanın oluşmasını engellemektir.