CHP'de yönetim türbülansı devam ederken, tarafların pozisyonları rota arayışını da gündeme taşıyor.
Özgür Özel'in planının ne olduğu, buna karşın Kemal Kılıçdaroğlu'nun nasıl bir yol izleyeceği CHP'nin gündeminin devam eden ana başlıkları.
Her iki taraf da kurultay üzerinden halen pozisyonlarını belirlemenin hedefinde.
Özgür Özel, mahkeme kararıyla bir süreliğine kaybettiği Genel Başkanlık koltuğuna yeniden oturmanın çabasında. Kılıçdaroğlu ise mahkemenin ara kararıyla oturduğu genel başkanlık koltuğundan hedeflediklerine ulaşmadan kalkmamanın gayretinde.
Her iki tarafta hedefindekiler için kaçınılmaz olarak kurultaya başvurmak zorunda. Özgür Özel için kurultay; olağanüstü sıfatıyla hemen şimdi olmalı. Olmalı ki, mahkeme kararına rağmen koltuğa tekrar oturabilmenin imkanına kovuşsun. Zira farkında ki, zaman Kılıçdaroğlu'nun lehine işliyor.
Bunun için toplandıkları delege imzasıyla olağanüstü kurultay yapılması için Kılıçdaroğlu'nun sıkıştırıyorlar. Sonuç alamazsalar, yargıya başvurarak netice elde etmeye çalışacaklar. Buradan da sonuç alamazsalar, önünde en genel anlamıyla tabiatıyla iki yoldan birini tercih etmek zorunda kalacak. Özel'in bu karar anı, doğal olarak siyasi hayatını da belirleyecek.
Ya CHP'den kopmadan parti içi mücadelesini sonuna kadar sürdürecek. Ya da CHP'den koparak, yeni bir siyasi oluşumu tercih edecek.
Özgür Özel, bu iki yoldan birini seçerken elbette birçok faktörü, unsuru düşünmesi ve çok iyi muhakeme yapması gerekecek.
Tercihi CHP'de kalarak mücadele etmek yönünde olursa; o zaman neler elde edebilir, Kılıçdaroğlu'nu yenebilir mi ya da çatışmak yerine zaman içinde Kılıçdaroğlu ile uzlaşma zemini oluşabilir mi, oluşursa kazançları neler olur sorularının cevaplarını öncelikle vermesi gerekecek. Şayet bu soruları kendine sorabilecek kıvama gelirse o zaman da Kılıçdaroğlu ile uzlaşma ihtimaline yönelik bir işaret alınmış olur. O durumda da gözler Ekrem İmamoğlu'na çevrilir. İmamoğlu'nun beklentilerinin, isteklerinin neler olacağı, bunların Özgür Özel'in beklenti ve istekleriyle eksiksiz, bütünlüklü olup olmadığı merak edilecek. Bu merakı şimdiden giderilmesi için Özgür Özel'in Kılıçdaroğlu ile muhtemel bir uzlaşma zemininde elde edeceği pozisyonun ne olacağına odaklanmak gerekir. Yani Kılıçdaroğlu, Özel'le uzlaşma zeminini yapılandırmayı isteyerek, oluşturabilirse, olağanüstü kurultay sürecinin sonunda Genel Başkanlık ve/veya cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda Özel'e bir kapı aralayabilir. Bunu yaparken Kılıçdaroğlu, Özel'i partiyi yolsuzluklardan arındırma hedefinin paydaşı haline getirebilir. Bu durumda İmamoğlu tamamen devre dışı kalarak, Kılıçdaroğlu'nun arındırma hedefinin en önemli öznesi durumuna gelir.

23