NATO Zirvesi'nin ardından

NATO Zirvesi Ankara'da başarıyla tamamlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kez daha küresel düzeyde güçlü liderliğini ortaya koydu.

Özellikle ABD Başkanı Trump'ın zirveye katılımıyla küresel düzeyde Türkiye ve Cumhurbaşkanı Etdoğan'a odaklanma daha da yüksek seviyede gerçekleşti.

Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik yaklaşımı, hemen her lidere yönelik olanından yine farklıydı. Trump'ın üstenci tavırlar göstermediği herhalde tek lider Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır. Ayrıca her zaman saygılı, övgülü cümleler kurması da farklı tutumunu ortaya koyuyor. Bu defa da aynı tutumunu korudu.

Bu kapsamda Trump,Türkiye ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile düzenlenen ortak basın toplantısında Trump; "Türkiye, müttefiklik hukukuna bağlı kalacağını düşündüğümüz diğer birçok ülkeden çok daha fazla bu hukuka uydu. Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz, yaptırımları kaldırma zamanı geldi" dedi.

Bu sözler; Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasını gerekçe göstererek, 2020 yılında CAATSA( Amerika'nın Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası )kapsamına almasına yönelik. Trump bu sözünde durursa, Türkiye CAATSA'dan çıkartılmış olacak.

Yine bununla bağlantılı olarak, Trump, Türkiye'nin F35 programına dönüşünün sözünü de verdi. Bu da hiç kuşkusuz Trump'ın yine sözünü tutmasına bağlı.

NATO'nun bu zirvesi, yeni rolünün belirlenmesi açısından da oldukça önemliydi. O rol esasen Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisinin yapılanmasıyla da iç içe. Buna göre zirve sonunda,"Daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO" hedefi vurgulandı.

Zirvenin sonuç bildirisinde; kolektif savunma, savunma yatırımları, Ukrayna desteği ve modernizasyon konuları yer aldı. Ayrıca bildiride; ittifak üyelerinin NATO'nun 5. maddesine ve transatlantik bağa "sarsılmaz bağlılıklarını" teyit ettikleri vurgulandı. Hatırlatmak gerekirse; 5. madde bir müttefike yönelik saldırının, tüm müttefiklere yönelik saldırı olarak görülmesini hükmediyor.

Bu madde kapsamında Trump'ın daha önce sarf ettiği sözler, tartışmaya yol açmıştı.

Bunun en çarpıcı olanı Trump 2024'te yaptığı bir açıklamada yer alıyor. Trump bu açıklamasıyla; savunma harcamalarını yeterince artırmayan NATO ülkelerine Rusya saldırısı durumunda ABD'nin onları korumayacağını, hatta Rusya'yı "ne isterlerse yapmaları için teşvik edeceğini" ima etmişti.