CHP'nin kuruluşunun 103. Yılı anma programına CHP'li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş damga vurdu.
9 Eylül günü sabahı Anıtkabir'deki törene ve aynı akşam saatlerindeki CHP resepsiyonuna katılmayarak, aynı günün akşamüstü Külliye'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a giderek, o güne damga vurmuş oldu.
Bir yandan CHP'nin düzenlediği amma programına hiçbir gerekçe göstermeyerek katılmamış olması, aynı gün Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan talep ettiği randevuya giderek Külliye'de fotoğraf vermesi siyasi tartışmalara yol açtı. Külliye'deki buluşmanın fotoğrafının kamuoyuna yansıdığı saatlerde bir televizyon kanalında röportaj veren Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e bu buluşma sorulduğunda; buluşmadan haberinin olduğunu, Mansur Yavaş'ın kendisine Ankara ile ilgili belediye hizmetleri konusunda cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapacağını önceden bildirdiğini söyledi. Cümlelerinin devamında Özgür Özel Mansur Yavaş'a güvendiğini herhangi bir yanlış yapmayacağını belirterek kendilerinin onayı ve bilgisi dahilinde bu buluşmanın olduğunu ifade etti. Bu açıklamanın en canı alıcı noktası hiç kuşkusuz "onay" sözcüğüdür. Zira Mansur Yavaş'ın bilindiği gibi halen CHP üyeliği devam etmektedir. Buna rağmen; CHP'den karşılıklı suçlamalarla ayırarak ayrı bir parti kuran bir ekibin genel başkanından yani rakip siyasi partinin genel başkanından onay alarak bu görüşmeyi yaptığı ifade edilmiştir. Bu "onay" sözcüğüne dair herhangi bir açıklama yapmayan Mansur Yavaş, görüşme hakkında ilk açıklamasını yaptığı sosyal medya mesajında, görüşmenin Ankara Belediyesi ile ilgili işlerle sınırlı olduğunu ifade ederek, Cumhurbaşkanına bugüne kadar kendilerine verdiği destek ve NATO zirvesini Ankara'ya taşıdığı için teşekkür ettiğini belirtti.
Bu ilk açıklama, konu hakkındaki tartışmayı sonlandırmadı. İki parti arasındaki pozisyonunu sorgulayanlar, Mansur Yavaş'ın AK Parti'ye yönelebileceği değerlendirmesini yaptılar. Esasen de bu durum üzerinde en çok konuşulan konu oldu. Elbette böyle bir durum yani Mansur Yavaş'ın AK Parti'ye geçişi söz konusu olursa bunun çok da şaşırtıcı olmayacağını belirtmek gerekir. Zira Mansur Yavaş'ın Ankara'nın birkaç ilçesi için CHP belediye başkan adayı olarak belirlemesiyle belediye başkanı olan isimlerin ak Parti'ye geçmesi, yine Mansur Yavaş'ın daha önce MHP'den istifa ederken, "MHP'nin CHP'leştiğini" ifade ettikten sonra CHP'den aday olması, AK Parti'ye geçişinin çok da şaşırtıcı olmayacağını destekleyen hususlardır.
Bu konu bir yana iki parti arasında kalan Mansur Yavaş'ın cumhurbaşkanı adaylığı konusu , siyasi tercihlerini belirlemede kuşkusuz önemli bir etkendir. Bu da tabiyatıyla son derece anlaşılır bir durumdur. Kararlılığını veya kararsızlığını belirleyen en önemli faktör budur. Öncelikle Özgür Özel'in, Ekrem İmamoğlu'nun aday olamayacağı giderek anlaşılmasına rağmen, "ikinci forvet" dediği Mansur Yavaş'a yönelişi bilhassa son zamanlarda çok da hararetli değildir. Oysa kamuoyu önünde olmasa da bizzat kendisine; " Ekrem Bey'in cumhurbaşkanı adayı olamayacağı bir durumda, ben değil sensin aday. Onun için aklından başka bir düşünce geçmesin" diyebilmesi, Yavaş'ın bundan sonraki siyasi tavrını belirleyecek niteliktedir. Bugüne kadar bunun yapılmamış olması, Yeni Parti'de cumhurbaşkanı adaylık şansının çok azaldığı anlamına da gelmektedir. Öte yandan CHP'nin durumunun Yavaş açısından yeterince güven verici olmadığı izlenimini vermektedir. Belki de CHP'nin mutlak butlan kararının Yargıtay'daki sonucunu da bekliyor olabilir.

18