CHP'de ayrışma giderek keskinleşiyor. Mahkeme kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkanlığı üstlenmesiyle başlayan gerilim dozu hiç eksilmeden sürüyor.
Geçen salı günü TBMM CHP Grup toplantısına yönelen gerilim, iki taraf arasındaki ayrışmayı onarılamaz, geri dönülemez bir zemine taşıdı. Kemal Kılıçdaroğlu TBMM Grup toplantısına sokulmadı ve konuşması engellendi. Özgür Özel ve ekibi mevziini TBMM'de tutarak, Kılıçdaroğlu ve ekibine karşı buradan mücadele etmeye çalışıyor. Kılıçdaroğlu'nu etkisizleştirmeye ve değersizleştirmeye çalışarak, mevziini diri ve güçlü tutmaya büyük çaba gösteriyor.
Çevresindekiler "Hain Kemal" diyecek kadar ileriye giderek, Kılıçdaroğlu'nu itibarsızlaştırarak, kendilerine yönelen yolsuzluk iddialarının tüm yönleriyle ve taraflarıyla tam manasıyla aydınlanmaması için de uğraş veriyorlar.
Tüm bu uğraşlara rağmen Kılıçdaroğlu'nun dilinden düşürmediği ve her defasında gürleyerek haykırdığı partisinde yolsuzluğun, hırsızlığın olduğuna dair sözleri, bugüne değin parti kitlesinde hakikati aramayanların bir kısmında tesirli olmaya başlıyor.
Bir kez daha ifade etmek gerekir ki; iki tarafı birbirine hasımlaştıran koltuk kavgasıdır ve bunun beslediği yolsuzluklar konusudur. Yoksa ortada fikri bir kopuş, ideolojik bir farklılık yoktur. Bu yüzden de bu denli düşmanlaşmanın da anlaşılır bir yanı yoktur. Oysa pekala Özgür Özel, uğruna gözyaşı döktüğü, istifa çağrılarına karşı çıkarak göğüs gerdiği,13 yıllık Genel Başkanı'na, onu siyasete kazandırana; "Meselemiz yolsuzluksa, gelin birlikte bunun üstüne gidelim, suçlu-suçsuzu ayırt edelim. Partide arınmayı birlikte yapalım" diyebilir. Bunun için engel nedir Esas merak edilmesi gereken budur.
Partinin bölünmesine yol açacak kadar zıtlaşmayı besleyen nedir Bu soruların cevaplarını kitlelerine açıklamak her iki tarafında sorumluluğudur. Parti kitlesinin de bu soruları sorarak, cevabını her taraftan mutlaka istemesi de kitlenin sorumluluğudur.
İki taraf arasındaki yarılma derinleşerek, sürdükçe yolsuzluklar konusu her geçen gün daha çok öne çıkmaya başlayacağı anlaşılıyor. Bu durumun CHP kitlesine yönelik etkileri zaman içinde daha belirgin hale gelecektir. Sorgulamalar daha yaygın olacaktır.
Tüm bunların yanı sıra Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasında yaşanan zıtlaşmanın dün olduğu gibi bugün için de kapsamlı bir fikri maiyeti yoktur. Ancak bugünlerde Kılıçdaroğlu'nun bazı sözleri ve yazdıkları daha önce kendisinde rastlanmayan fikirleri yansıtıyor.
Teori Dergisi'ndeki yazısında, ABD sorgulaması yaptığı gibi son konuşmasında da Türkiye'nin jeopolitik gücünü daha önce kendisinden duymadığımız kapsamda ortaya koydu. Bu konuşmada; "Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundayız. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundadır. Türk cumhuriyetlerinde de Türkiye olmalı, Osmanlı coğrafyasında da Türkiye olmalı, Akdeniz coğrafyasında da Türkiye olmalı. Bunun mücadelesini vermek zorundayız" dedi.

11