Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkan koltuğuna yeniden oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cumartesi günü parti genel merkez binasının önünde sevenlerine hitap etti.
Konuşma öncesi, "bilmediğiniz şeyler var, hepsini anlatacağım" diyerek, konuşmasına dair büyük merak uyandırmıştı. İlk akla gelen yolsuzluk iddialarına ilişkin yeni şeyler söyleyeceği yönündeydi. Beklenti, daha çok partinin yolsuzluklar ve ahlak dışılıklarla ilgili olacağına yönelikti.
Gerçi mahkemenin butlan kararı çıkamadan bir gün önce yayınladığı video konuşmasında CHP'nin yüz yüze kaldığı yolsuzluklar konusunda sert açıklamalar yapmış ve " arınmadan" söz etmişti. Ancak cumartesi yapacağı konuşmada "bilinmeyenleri" açıklayacağını söylemesi, yolsuzluklara dair daha derin ve daha farklı açıklamalar yapacağı beklentisine yol açtı.
Cumartesi konuşmasında yolsuzluklar konusuna elbette kapsamlı olarak değindi ama yeni farklı bir iddiada bulunmadı. Ancak konuşmasına damga vuran başka bir konudaki vurgularıydı. Kılıçdaroğlu konuşmasında bu vurgularına bağlı olarak halktan ve partililerinden özür diledi ve dedi ki;
"Şimdi müsaade edin. Ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşiniz, bu yaşlı adam sizinle tam bu noktada tarih önünde açıkça helalleşsin. Benim bu millete, bu aziz millete, bu cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum."
Bu sözler çok çarpıcıydı. Aynı oranda da şaşırtıcıydı. Beklenilen bir konu da değildi. FETÖ konusunda Kılıçdaroğlu'nun aleyhte bir şey söylemesi hiç beklenmeyen bir husustu. 15 Temmuz'a FETÖ lügatinden çıkmış olan "kontrollü darbe " yakıştırmasını yapan kendisiydi. FETÖ'nün yayın mecralarında, iktidara ve özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı FETÖ'yü ve arkasındaki küresel efendilerini mutlu eden sözler söyleyen de oydu. FETÖ'nün yayın kuruluşlarına mahkeme kararıyla devletin el koyması karşısında, o dönemin bazı CHP'li milletvekillerini o kuruluşlara göndererek, FETÖ mensuplarına kol kanat gerilmesini de isteyen oydu.
Şimdi o Kılıçdaroğlu, FETÖ'nün CHP'ye yani 13 yıl genel başkanlığını yaptığı partisine sızdığından söz ediyor. Bu durum elbette üzerinden kolayca geçirilebilecek bir durum değildir.
FETÖ'ye karşı mücadelede çok büyük yanlışlar yapan Kılıçdaroğlu'nun şimdi özür dilemesi de elbette çok önemlidir. Ancak söylediklerinin mutlaka altını doldurulmalıdır. Kimdir bu FETÖ ajanları Nasıl, hangi yol ve yöntemlerle partide etkili olmuşlardır Sizi nasıl yönlendirebilmişlerdir Sizin onları fark edemeyişinizin sebepleri nelerdir

15