İstanbul artık yüklerini taşıyamaz hale geldi. 1950'lili yıllarla artan kitlesel iç göçün hedef şehri İstanbul yıllarca artan nüfus baskısı altında kıvranıyor.
Şehrin topografyasının izin vermediği birçok kısıtlayıcı unsur hiçe sayılarak, yağ lekesi misali boşluksuz yatay büyümeye maruz kaldı. Sınırsız yatay büyümeyle de yetinilmeyerek, İstanbul düşey büyümede de sınırsızca büyüdü.
Tüm bunlar yaşanırken; mekansal planlamanın temel ilkeleri, şehrin coğrafi özelliklerinin nitelikleri, doğal ortamın korunması gereken değerleri çoğu zaman yok sayıldı. İstanbul öylesine büyük bir nüfus baskısına uğradı ki, yapılan planlamalar bu baskının gerisine düştü.
Bazı dönemlerde şehrin kangrene dönmüş büyük sorunlarının katlanılmazlığına karşı çareler üretilip sonuçlar alınmışsa da zaman içerisinde şehrin dinamik yapısıyla doğru orantılı olmayan hizmet sunabilme kabiliyeti, sorun çözmede sürekliliğe imkan vermedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın belediye başkanlığı döneminde önünde bulduğu İstanbul'un katlanılmaz, kangrenleşmiş sorunlarının başında yer alan; su sorunu, çöp sorunu, hava kirliliği gibi meselelere hızlıca kapsamlı çözümler ortaya koyması, İstanbul'un nefes almasına zemin hazırlamıştı. Buna bağlı olarak yine aynı dönemler içerisinde İstanbul'un bazı sanayi alanlarının şehrin dışına taşınması gibi rahatlatıcı kararlar alınmış ve uygulanmıştı.
Bu dönemle birlikte başlayan hizmet seferberliği, 100 yıllık biriken şehirsel problemlerinin çözümünün uzun soluklu, kesintisiz, kararlılıkla sürdürülmesini de zorunlu kılıyordu.
Zira İstanbul'un yüksek kapasiteli dinamik yapısı neredeyse 24 saatlik hizmet ihmaline katlanamaz, yüklenemez, kabullenemez duruma yol açıyor. Bu durumun çok daha belirgin bir hale gelmesi özellikle son yıllarda yaşanmaya başladı. Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazandığı günden itibaren belediye başkanlığından daha çok cumhurbaşkanlığı adaylığına yönelik büyük ilgisi, giderek artan hevesi ve bundan bir türlü geri durmayan ısrarı, İstanbul'a hizmet sunma önceliğini epeyce zayıflattı. O dönem CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun defalarca cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili uyarılarına rağmen, Ekrem İmamoğlu bu uyarıları hiç dikkate almadı. Kemal Kılıçdaroğlu Ekrem İmamoğlu'ndan; İstanbul'a dört elle sarılmasını, enerjisini İstanbul için harcamasını, cumhurbaşkanlığı adaylığı ısrarından vazgeçmesini istiyordu.
Sonuçta İstanbul'un 24 saat bile katlanamayacağı hizmet eksikliği, yıllara yayıldı ve bırakınız önceki yıllardan devraldığı çözülmesi gereken sorunları, yenileri katlanarak arttı ve İstanbul artık bu yükü taşıyamaz noktaya vardı. Son iki gündür İstanbul sele teslim oldu. Can kayıpları verildi. Büyük miktarlarda maddi zararlar ortaya çıktı.

2