Birleşmiş Milletler kürsüsünden insanlığa sesleniş

Birleşmiş Milletler (BM) toplantısı tamamlandı. BM bir kez daha insanlık adına içine düştüğü acizliğini yaşadı ve yaşattı. Dünya barışından ve güvenliğinden sorumlu en üst çatı örgütün, çatısıda, gövdeside hasarlı. O koca binanın çoğu zaman yerinde yeller esiyor. Bugüne değin zalimlere karşı mazlumları tam manasıyla koruyup kollamayan BM'nin varlık nedeni epeydir tartışmalıdır.

Ya şimdi Gazze'de soykırımın yaşandığı bir dönemde BM nerede Zalimlerin oyuncağı olmuş bir yapıdan başka nedir Son toplantıda da BM kürsüsünde bebek-çocuk katili, soykırımcı bir katil pervasızca insanlığa meydan okudu. BM kürsüsünden bırakın konuşmayı, o binaya girmesi bile mümkün olamamalıydı. Uluslararası hukuk başta olmak üzere uluslararası sıfatı taşıyan hiçbir kurumu, değeri dikkate almamak bir yana hepsini yerle bir eden bu eli kanlı şahsın, insanlık adına yaptırımı, infazı olacak şekilde yargılanması kaçınılmazdır. Yıllardır işgal ettikleri Filistin topraklarında her geçen gün zulümle, katliamlarla, soykırımla insanlığı yok ederek, genişleyen Siyonist çetenin teşkilatının devlet olarak anılması bile gayri ahlakidir, gayri meşrudur. Netanyahu denilen bebek-çocuk katilinin BM kürsüsünde varlığı da, işgaldir, gayri ahlakidir, gayri meşrudur.

O BM kürsüsü ki, yıllardır zulme uğramış Filistin'in temsilcisine kapalıdır. Filistin BM'ye sokulmamıştır. Bu bile tek başına BM'nin içine düştüğü acizliği en acı biçimde ortaya koyar. O BM kürsüsü ki, bu toplantıda öncekilerde olduğu gibi küresel vicdanın sesi, nefesi olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'la anlam kazanmıştır. Netanyahu'nun kirlettiği BM kürsüsünün, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la olması gereken değeri hatırlatılmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan Filistin zulmünü, Gazze soykırımını yine tüm dünyaya hatırlatarak, onların sesi, temsilcisi olduğunu ifade ederek, demiştir ki;

"Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak, bu kürsüde içim parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım; Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır. Karşımızda öldürmeye doyamayan bir zihniyet var". Bu sözlerin BM kürsüsünden tüm dünyaya hitabı, insanlığa sesleniştir. Esasen de insanlığın korunması çağrısıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasına karşı bebek-çocuk katii Netanyahu'nun şer sözlerle karşılık verme çabası, tam bir kepazeliktir. BM'yi, dünya halklarını hiçe saymaktır. BM kürsüsünün ve çatısı soykırımcı hezeyanlarına teslim olmasıdır.