ABD'nin İran Tehdidi

ABD'nin İran'a yönelik saldırı tehdidi eksilmeden sürüyor. Her geçen gün ABD başkanı Trump'ın, zaman zaman birbiriyle çelişen ama her defasında İran'dan istediklerini yapması gerektiğinin altını çizen konuşmaları devam ediyor.

ABD tarafından; İran'ın nükleer çalışmalarını tamamen sonlandırması, balistik füzeler başta olmak üzere sofistike tüm silahlarının kontrol altına alınması ve bunun yanı sıra İsrail'in İran tarafından hedef olmaktan çıkartılması öne çıkartılan hususlar.

Zaman zaman da Trump'tan yapılan açıklamaların içeriğinde İran'ın müzakereye yönelik vurguları da dikkat çekiyor. Bu noktada İran tarafı da; müzakereye açık olduklarını ancak müzakerenin nükleer meseleyle sınırlı olması gerektiğini belirtiyor. Nitekim bu konuda İran, nükleer çalışmalarının tamamen barışcı olduğunu kesinlikle nükleer silaha yönelik bir çalışmalarının olmadığını da ifade ediyor. Ancak Trump'ın öne sürdüğü İsrail'i koruyup kollamak adına İran'ın güvenlik kapasitesini adeta sonlandırmaya yönelik talebinin de İran tarafından bir tehdit unsuru olduğu ve dolayısıyla bunun hiçbir şekilde müzakere konusu olamayacağı belirtiliyor.

Son gelişmeler ışığında ABD'nin İran'a yönelik bölgede yaptığı güç yığınağı giderek fazlalaşırken , bu tablo ABD'nin İran'ı saldırısının giderek daha da güçlendiği değerlendirmesine yol açıyor.

Bu arada Türkiye'nin de diplomatik atağı devam ediyor. Gerek İran'la gerekse ABD'yle temaslar kuruluyor. Bu temaslarda Türkiye'nin yanı başında bölgeyi de etkileyecek bir savaşın çıkmasına karşı olunduğu ve bunun hiç kimseye faydası olmadığı altı çizilerek, Türkiye'nin arabuluculuk rolüne, müzakere zeminine evsahipliği yapmaya hazır olduğu vurgulanıyor.

Son gelişmelerin ışığında ABD basınına da yansıyan bir değerlendirmede, ABD ile İran'ın Türkiye'de görüşeceği ve böylelikle müzakere zemininin oluşturulacağı belirtiliyor.

Bu arada İran'a yönelik ABD saldırısını en çok isteyen, en çok destekleyen soykırımcı, siyonist İsrail ve onun Amerika'daki siyonist Evanjelist kesimi olduğu biliniyor. Trump'ı Kasım 2026 ara seçimleri öncesi köşeye sıkıştırmanın bu yolla hesap edildiği değerlendiriliyor. Öte yandan bir Mossad operasyonu olan Epstein dosyası üzerinden de Trump'ın Netenyahu'nun hoşuna gitmeyecek adımlar atmaması yönünde hamleler yapılırken, bir yandan İran cephesi açılarak, Trump'ın zor durumda kalmasının hesapları da yapılıyor.