ABD-İran açmazının son seyri

Gözler iki ülkenin nihai olarak atacağı adımda. İran ve ABD arasında gelgite dönen, çatışma-ateşkes-müzakere sarmalının nihai olarak hangi noktada sonlanacağı hala belirsizliğini büyük ölçüde koruyor.

ABD Kongresi'nde Demokratların giderek artan oranda Trump ve kabinesini sıkıştırması sürerken, ABD kamuoyunu daha çok ilgilendirecek olan savaşın sokaktaki ABD'liye olan maliyeti de Trump ve kabinesinin bir başka sıkışma alanı olarak genişliyor. Benzinin galon fiyatının artmış olmasının ve süreç uzarsa daha da artacak olmasının faturası, seçmen refleksi ile ABD'nin ara seçimlerine yansıması kaçınılmazdır.

Trump'ın Savaş Bakanı Hegsert'in Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde ifade verirken, Demokrat Parti temsilcileri tarafından İran Savaşı'na yönelik sıkıştırmaları karşısındaki acizliğe de ortaya koymaktadır ki, bu savaş uzadıkça Trump'ın siyasi ömrünün de azalmasına büyük katkı sağlayacaktır.

Şimdiler ise; ABD anayasasına göre başkanın askeri operasyon başlatabilme yetkisinin uygulanmasından sonraki 60 gün nihayetinde Kongre onayına tabi olması hususu, ABD iç siyasetinin İran savaşına dair yeni bir tartışma zeminidir. Bu noktada Trump'ın ileri sürdüğü gerekçe, İran Savaşı sürecinde uygulanan ateşkes süresi 60 gün hesabına katılamaz. Yani Trump'a göre; 60 günlük süre bitmemiştir. Ayrıca Trump'a göre; bu bir savaş değil, sınırlı bir operasyon olduğundan başkanın anayasal yetkilerini kullanması konusunda herhangi bir engel yoktur.

ABD iç siyasetinde bu tartışmalar sürerken, İran ise zamana oynayan sabır stratejisi ile davranmaya devam ediyor. İran; ABD'nin Hürmüz Boğazı'na yönelik ablukasının yol açtığı ekonomik hasarı artarken, bu ablukanın karşısında dayanma eşiğini yükseltebilme çabasını sürdürüyor. Kuşkusuz bu durum, İran açısından da bu savaş süreci içerisindeki en zorlu aşamayı tarif ediyor.

Savaş süreci boyunca artan petrol fiyatlarına bağlı olarak ekonomisinin uğradığı zararlara rağmen ülkesini ayakta tutmayı başaran İran şimdi ihraç imkanının tamamen tıkanması durumunda buna ilişkin çareler üretebilmenin arayışında. Bu duruma bağlı olarak dayanabilme kabiliyeti İran için belirleyici olacak.

Trump açısından da bu durum en kritik aşamayı içeriyor. Zira İran'ın bu ablukaya daha fazla karşılık koyamayacağı ve ekonomik olarak çöküşünün hızlanacağı beklentisi, Trump açısından savaşın arzu ettiği son noktası olmasıdır. Bu durumu dört gözle beklemektedir. Zira zaman Trump açısından da aleyhine işleyen bir faktör durumundadır. ABD ablukası sadece İran'ı değil ABD himayesindeki Körfez'in diğer paydaşlarına da verdiği ekonomik zarar, ayrı bir boyuttur. Bu durumun da ABD tarafından tamamen göz ardı edilmesi çok kolay değildir. Hürmüz'deki tıkanma hali, sadece petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) açısından değil aynı zamanda küresel gıda ve tarım açısından da giderek tırmanan krize zemin hazırlayıcı niteliktedir. Bu konuda BM Genel Sekreteri Guterres'in 45 milyon insanın açlıkla karşı karşıya kalma riskini ortaya koyması da bu boyutun çarpıcı yansımasıdır.