Ortadoğu'da el yükseltme takvimi işliyor. Cumartesi günü İran ve ABD arasında birbirini vurma rutini başka bir boyuta fırladı. ABD, son 10 gündür İran'a karşı ilan ettikleri ekonomik savaşın dişleri olduğunu ve ısırabileceğini göstermeye çalışıyorlar. İran Cumhurbaşkanı ŞİÖ Zirvesi dolayısıyla Bişkek'te bölge ülkeleri ve iki büyük güçle ile aile fotoğrafı verirken Tahran'a yönelik ekonomik yaptırımların tamamen işleyeceğini ve İran'ın küresel ticaretin dışına atılacağını iddia etmek zor. Fakat ABD, esas belirleyicinin Bişkek'te veya başka bir yerde kurulan masa değil saha olduğunu göstermeye çalışıyor. Orada da şöyle bir problem var: Hürmüz'de kontrol sağlayabilmiş değiller. Bu yüzden Amerikalılar; bir yandan Amerikan askeri unsurları ile Hürmüz'e yaklaşıp, İran ile ilişkili gemilere yönelik ablukayı en güçlü şekilde uygulayabildiklerini, başta Hark olmak üzere önemli liman ve depolama tesislerini nakliyeye izin vermeyecek şekilde ortadan kaldırdıkları ve bu operasyonları gerçekleştiren askeri Amerikan kapasitesini hedef alabilecek Devrim Muhafızlarına ait füze rampalarını imha edebildiklerini göstermeye çalışıyorlar. Öte yandan Amerikan karar alıcıları gün ve gün İran ile ticaret ile ilişkilendirdikleri bölgenin finansal kurumlarını yaptırım listesine ekleyerek kararlı olduklarını ve bir gün bu listenin Çin hat-ı sathına ulaşacağını kanıtlamak istiyorlar.
İran ne mesaj verdi
Cumartesi günü bu çerçevede karşılıklı el yükseltme gibi başlayan ama İran'ın direnç kapasitesini beklenmedik şekilde gösteren bir dizi gelişme yaşandı. Önce İran, Hürmüz'de kontrol altında tuttuğu alana giren iki ABD askeri gemisini hedeflediğini açıkladı. Bu olay, bildiklerimizin altını çiziyor. Hürmüz'de kontrolü hala elinde tutuyor ama bu kontrol rakibin Hürmüz'e yaklaşmasını ya da Hürmüz ile bağlantılı İran unsurlarını hedeflemesini engellemiyor. İran ise teslim olmadığı sürece bu şartlarda yapabileceği tek şeyi yapıyor ve cezalandırmaya başvuruyor. Dişe diş, göze göz bir karşılıklı cezalandırma harbi var. Dolayısıyla İran'ın ABD savaş gemilerini hedeflemesi üzerine Pentagon, üç İran petrol tankerini vurmaya karar veriyor. Buraya kadar da bildiğimiz çerçevede tırmanma devam ediyor. İran, savurduğu tehditlere uygun olarak üç gemisine karşı 6 gemiyi hedef alıyor. 3'ü ABD ile bağlantılı olduğunu iddia ettiği petrol tankeri, 3'ü ise askeri gemi; ikisinin daha yakın sularda birinin daha uzakta olduğu İranlıların ilk açıklamalarında var. Bu üç askeri gemiden birinin ABD'ye ait uçak gemisi olduğu düşünülüyor. İşte bu husus, İran'ın hala ABD savaş gemilerini tehdit edip hedefleyecek füze fırlatma kabiliyetine sahip olduğunu göstermesinin ve ABD açısından Körfez'deki üslerin lojistik destek mahiyetinde kullanımının mümkün olmadığını göstermesinin yanında, son derece önemli. Zira eğer ABD, savaşı bir başka boyuta çıkartmak gibi bir gün bir risk alacak ise bunun için uçak gemilerinin kritik önemde olduğunu söyleyebiliriz. Cumartesi günkü el yükseltme, ABD açısından el yükseltme için uygun günün o gün olmadığını, yakın zamanda da pek uygun gün olmayacağına işaret ediyor. Kısaca İran, kendisine yönelik Amerikan ekonomik savaşının dişleri olduğunu ve ısırabileceğini görüyor ama bu ısırıkların henüz etinden et kopartacak düzeye ulaşmadığını da dosta düşmana gösteriyor.
Kontrol İran'da ama hakimiyet kimsede değil
Karşılıklı vuruşma ve İran'ın füze kabiliyetini göstermesi ayrıca ABD'nin Hürmüz açık anlatısını bozuyor. Burada da şaşırtıcı bir şey yok. İran'ın Hürmüz'deki kontrolü tam bir A2/AD (alanın kapatılması) hakimiyeti üzerine oturmuyor çünkü. Yani rakip Hürmüz'e ulaşabiliyor (ABD'nin tanker koruma operasyonu mesela) ya da Hürmüz'den çıkabiliyor (Umman, İran ile anlaşmayı seçti ama BAE, Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi petrol gelirinin eridiğini gören aktörler Hürmüz ve Hürmüz ötesi alternatifleri düşünüyor, kimi zaman tankerler de ABD'nin yardımıyla ya da ya da yardımı olmadan Hürmüz'den çıkıyor mesela). Fakat bu gerçeklik İran'ın cezalandırma kapasitesini değiştirmiyor. İran vuruyor hem tankerleri hem de Amerikan askeri misyonunu. Savunma sistemleri askeri gemileri korumada etkili olabilir fakat tankerler bambaşka bir hikâye. Onlar vuruluyor ve işlemez hale geliyor, sigorta masrafları ve petrol fiyatları artıyor. Cezalandırmanın yarattığı ek maliyeti alternatifler aracılığı ile ya da ABD'nin tankerleri koruma misyonu ile aşmak da mümkün olmadığından İran Hürmüz'e hakimiyet kurmadan kontrol sağlamış oluyor. Bu kontrol devam ettikçe Körfez ülkelerinin dikkatli davranması gerekiyor.
Bu dikkat, yani Körfez'in İran'ı doğrudan karşısına almaktan çekinmesi Tahran için hala çok önemli. Körfez'in alternatif düşünmek zorunda olduğunu Tahran biliyor. Herkesin Umman'ın yolunu izlemeyeceği de açık. BAE gibi daha keskin, daha İran karşıtı bir politikaya yönelmeli mi diye soranlar ya da bu yönde cesaretlendirilenler olacaktır. Yemen'de rejim güçlerinin Husiler karşısında kontrol ettiği alanı artırabildiği yeni çatışma dinamiği gözden kaçmamalı. Riyad, Yemen'de manalı bir kontrol alanı oluşturup, Husilerin hareket serbestliğini kısıtlamaya çabalıyor tabi. Bunu yaparken bir eliyle Mekke İttifakına yatırım yaptığından Yemen/Afrika Boynuzu veya alternatif arayışına girdiği Suriye-Irak hattında attığı adımların saf İran karşıtlığı gibi görünmesini engelliyor. Muhtemelen açıktan söylenen kapalı kapılar ardından da söylenmiş, bu ittifakın İran'a karşı olmadığının altı Tahran nezdinde çizilmiştir. Körfez ülkeleri İran'ı dürtüklemeden Hürmüz'de İran'ın koyduğu koşulların etrafında dolanmak istiyorlar ama bu savaşın doğası İran'ın tüm taleplerini Hürmüz'deki kontrolüne bağlı olduğu için bunu yapmalarına Tahran'ın izin vermeyeceğini de biliyorlar. BAE'nin seçtiği yolun farklı riskleri var. İran'ın Hürmüz'de askeri kabiliyet sergilemesi Körfez'in kritik alt yapısını vurabileceğini gösteriyor. Açıkçası su veya elektrik tesislerini hedef almak Körfez'in üzerinde nükleer silah kullanmaktan farksız. Buna rağmen Umman'ın yolunu- İran savaşının sonu belli olmadan- seçmek de kolay değil. ABD, Umman'ı tuzla buz etmekle tehdit etmişti; bu tehdidin bir sebebi de İran ile anlaşma seçeneğinin Körfez için geçerli olmasını önlemekti.

10